TÖVBE

2008-09-16 15:12:00

Allah’ım, ey niteleyenlerin nitelemesiyle nitelenmeyen, ey umutluların vazgeçemediği, ey iyilik yapanların mükâfatı katında zayi olmayan, ey kulluk sunanların korkusunun sonu, ve ey takvalıların haşyetinin gayesi!Allah’ım, ey niteleyenlerin nitelemesiyle nitelenmeyen, ey umutluların vazgeçemediği, ey iyilik yapanların mükâfatı katında zayi olmayan, ey kulluk sunanların korkusunun sonu, ve ey takvalıların haşyetinin gayesi! Günahtan günaha sürüklenen, hatalardan bir türlü kurtulamayan, şeytana yenik düşerek emirlerini yerine getirmekte kusur eden, tutkusuna aldanarak yasaklarından sakınmayan, kudretinden habersiz, bol ihsanını yadsıyan kimse gibi, ancak hidayet gözü açılıp körlük bulutları önünden dağıldıktan sonra kendine ettiği zulümlerin farkına varan.  Rabbine muhalefeti hakkında düşünüp ona karşı gelmenin ne kadar büyük, ona muhalefetin ne kadar korkunç olduğunu anlayan, daha sonra utanarak ama umutla sana gelen, reddetmeyeceğinden emin olarak isteğini sana bildiren, içtenlikle korkudan sana yönelen, senden gayrisinden umudunu kesen, senden gayrisinin korkusunu kalbinden atan, yakarır halde karşına dikilen, önünde boynunu bükerek bakışını yere diken, izzetin karşısında alçalarak başını aşağı indiren, huzuunun işareti olarak senin daha iyi bildiğin sırlarını sana açan, huşuunun belirtisi olarak sayısını senin daha iyi bildiğin günahlarını sayıp döken, zevki geçici, vebali kalıcı olan bildiğin büyük günahlarından, katında kendisini rezil eden çirkin işlerinden sana sığınan, cezalandırdığın takdirde adaletinden şüphe etmeyen, büyük günahı kolayca bağışlayabilecek Kerim Tanrı olduğunun bilincinde olarak acıyıp affettiğin takdirde de affını büyümsemeyen biri olarak sana yalvarıyorum.Allah’ım, s... Devamı

Mutluluk Reçetesi

2008-09-15 08:07:00

Amr Halid anlatıyor: "Bir gün bir arkadaşım dedi ki bana;-Eşimi görmeye bile dayanamıyorum artık! Çok itici geliyor, yüzüne bile bakmak istemiyorum..O'na dedim ki; -Bak sana sihirli bir reçete söyleyeceğim, uygula bunu, sonuç alacaksın inşaAllah..-Yok dedi, artık hiçbirşey fayda etmez, bitti bu iş!Israr ettim, razı oldu.. 1 ay sonra geldiğinde gözleri parlıyordu;"Haklıymışsın" dedi.."Kalplerimizi toplayan Rabbime şükürler olsun" :)Evet bu SİHİRLİ REÇETE yi uygulayalım inşaAllah..Hiç değilse şu ramazan boyunca..Sadece eşler arasında değil, tüm aile bireylerini kapsıyor, herkes için, bu formül..Anne-baba ve diğer aile üyeleriyle muamelede, gençler için de geçerli mesela..Ne yazık ki; Şu asırda adeta elimizden kayıyor tüm değerlerimiz.. Batının albenili tuzakları bir bir çeliyor can tanelerimizi.. Bir bir avlanıyor taptaze yürekler pusudaki avcılarca:("Elimizde bir tek aile kaldı" derken, o da gitti gidiyor malum :( Bir şeyler yapmalıyız acilen..Bu son kale de elden gitmeden bir şeyler yapmalıyız geç kalmadan..İşte efendim, bu reçete bunun için hazırlanmış; Hedef Aileİlk iş nedir? Aile içi alakaları pekiştirmek. Nasıl olacak bu? Aile içi alakalarımızı mutlaka düzeltecek, ailemizi muhafaza edeceğiz..İşte bunu başarırsak, tek tek aileler dirilirse-kurtarılırsa, ancak gelecekten umutlu olabiliriz!Efendimiz aleyhisselam bir hadislerinde şöyle buyurmustur; "Dünyada manevi cennete girmeyen, ahiret cennetine giremez." Bu hadisten öğreniyoruz ki insan hangi durum veya şartlarda olursa olsun, düşünebiliyorsa hala, mutlaka mutlu olacağı bir şeyler vardır demektir. Gelin evlerimizi CENNETLERİMİZ yapalım!.."Ailemle birlikte Allah'a ibadet edeceğim! "Evet hep birlikte, topluca!Ailemizle; Birlikte namaz kılacağız..Birlikte dua edeceğiz.. Birlikte Kur'an ... Devamı

İlhan Veren Fikirler

2008-08-07 09:53:00

- Öfke, dilin beyinden hızlı çalıştığı bir tek durumdur.   - Geçmişi değiştiremezsin. Ama gelecek hakkında endişelenerek yaşadığın günü berbat edebilirsin.   - Sev. Sevileceksin.   - Allah, tercihi Kendisine bırakanlara en iyisini verir.   - Bütün insanlar aynı dilde gülümser.   - Herkesin sevilmeye ihtiyacı vardır. Bilhassa hak etmeyenlerin.   - Bir insanın serveti, ebediyete ne kadar harcadığıyla ölçülür.   - Gülümseme Allah'ın nurunun yansımasıdır.   - Herkesin bir güzelliği vardır. Ama herkes onu göremez.   - Ebeveynler, çocuklarına öğrettiği şekilde yaşarlarsa öğretebilmiş olurlar.   - Elindekiler için Allah'a şükret. Elde etmek istediklerin için de Allah'a güven.   - Kalbini dünün üzüntüleri, yarının endişeleri ile doldurursan, şükredeceğin bugünün olmaz.   - Bugün alacağın karar, yarın etkili olacaktır.   - Gülmeye de vakit ayır. Gülmek ruhun müziğidir.   - Sevgi, karşıtlıklara rağmen birlikteliğe devam etmekle güçlenir.   - Keskin balta kemik kırar. Keskin kelime kalbi.   - Bir zorluğun üstesinden gelmenin sadece bir yolu vardır: onun üzerine gitmek.   - Başımıza gelenleri itirazsız kabul ediyorsak, onun için şükretmeliyiz.   - Sevgi, ne kadar çok kişiye bölersek bölelim, azalmayan tek şeydir.   - Mutluluk henüz sahip olmadığın diğer şeylerle artar, ama onlara ihtiyacı yoktur.   - Birine kızgınlıkla geçirdiğin her saat, bir daha ele geçiremeyeğin 60 mutlu dakikadır.   - Nerede, nasıl ve kime denk gelirse, nasıl yapabiliyorsan öyle yardım et.  ... Devamı

sebze ve meyvelerle ilgili tespitler.Allah insanları nasılda uya

2008-08-07 09:52:00

  Havuç dilimi insan gözüne benzer. Bilimsel araştırmalar havucun gözlerin kan akışını ve işlevini iyileştirdiğini göstermiştir. Domateste kalpte olduğu gibi dört odacık vardır ve kırmızı renklidir. Bütün araştırmalar domatesin kalp ve kan için faydalı olduğunu göstermiştir. Üzüm salkımı kalp şeklindedir, her bir üzüm tanesi kan hücresi gibi görünmektedir ve araştırmalar üzümün ciddi kalp ve kan canlandırıcı bir gıda olduğunu göstermiştir. Ceviz küçük bir beyin görünümündedir. Ve beyin fonksiyonlar için faydalıdır. Fasulya böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonları nı iyileştirir. Sap kereviz, Çin lahanası ve Rhubarb (bizde yok) kemiklere benzer. Bu gıdalar kemikler için faydalıdır, sodyum oranları eşit ve %23 dür. Gıdanızda yeterli sodyom yok ise vücut kemiklerden çeker ve kemikler zayıflar. Bu gıdalar iskeletinize faydalıdır. Patlıcan, avokado ve armut kadınların rahim ve serviks sağlığı ve fonksiyonları nı hedefler ve görünümleri bu organlara benzerler. Araştırmalar kadınların haftada bir avokado yemeleri halinde hormonları dengelediğini, istenmeyen doğum sonrası kilolarını azalttığını ve serviks kanserini önlediğini göstermiştir. İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir sperm sayısını ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını önler. Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının glisemik indeksini dengeler. Zeytin yumurtalıkları n sağlığına ve fonksiyonuna yardımcı olur. Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğüsüne benzer ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.Soğan vücut hücreleri görünümündedir. Bütün v&... Devamı

Esma-ül Hüsna ile Tedavi

2008-08-06 17:27:00

Esma-Ül Hüsna İle Nasıl Tedavi Yapıldığına Dair Biyoloji İlminin Mucidi Dr. İbrahim Kerim Anlatıyor: Esma-ül Hüsna'nın tüm hastalıklara şifa olduğunu keşfettim. Gözümle gördüğüm, şahit olduğum bir olayı anlatayım: Bir arkadaşımın gözleri iltihaplanmış, kıpkırmızı kesilmişti. İki elini gözlerinin üstüne koyarak 'YA NUR, YA HABİR, YA VEHHAB' esma-i şeriflerini okumaya devam etti ve bir süre sonra Allah'ın lütfuyla gözleri eski haline geldi. TEDAVİ ŞEKLİ İSE ŞÖYLEDİR: Ağrıyan yere elini koyarak Esma-ül Hüsna'yı okumaya devam etmek... KEMİK HASTALIĞI = EL-KAVİ DİZ HASTALIĞI = ER-RAUF KALP HASTALIĞI = EN-NUR KALP DAMARLARININ TIKANMASI = EL-VEHHAB SİNİR HASTALIĞI = EL-MUĞNİ BAŞ AĞRISI = EL-ĞANİ GUATR = EL-CABBAR GÖZ HASTALIĞI = EN-NUR, EL-HABİR, EL-VEHHAB GÖZ DAMARLARININ RAHATSIZLIĞI = ER-RAUF MİDE HASTALIĞI = ER-REZZAK BÖBREK HASTALIĞI = EL-HAYY BAGIRSAK HASTALIĞI = ES-SABUR PANKREAS = EL-BARİ ROMATİZMA = EL-MÜHEYMİN GÖZ SİNİRLERİ = EZ-ZAHİR TANSİYON = EL-HAFIZ KULAK HASTALIĞI = ES-SEMİ YAĞ BEZELERİ, ÇIBAN = EN-NAFİ AKCİĞER HASTALIĞI = EL-CABBAR OMURGA HASTALIĞI = EL-BEDİ SAÇ DÖKÜLMESİ = EL-KAVİYY KAS HASTALIĞI = ER-REZZAK DAMAR HASTALIĞI = CELLE CELALUHU KANSER = EL-LATİF, EL-ĞANİ, ER-RAHİM SİNUZİT = ER-RAFİ RAHİM HASTALIĞI = EL-HALIK KARACİĞER RAHATSIZLIĞI = ER-REŞİD BACAK HASTALIĞI = EL-MÜTEAL... Devamı

Bir günlük Namazla ne kazanıyoruz?

2008-06-19 08:25:00

Namazın bütün ibâdetleri içine alan bir ibâdet olduğunu biliyor muyuz?Günde 40 rek'at namaz kılıyoruz. Bu 40 rek'atın 17'si farz, 3'ü vâcib, 20'si sünnettir.Bir senede 14.600 rek'at namaz kılıyoruz.Ramazan'da 600 rek'at teravih namazı kılıyoruz.Toplam bir yılda 15.200 rek'at namaz kılmış oluyoruz.Akşam namazından sonra kılınan evvabin namazı, kuşluk vaktinde kılınan duha namazı, gece kılınan teheccüd namazı gibi nâfile namazlar 15.200 rek'at sayısı dışındadır.Namaz kılan bir mü'min bir günlük namazında neyi ne kadar zikrediyor; hiç düşündük mü?Namaz kılan bir mü'min bir günde en az– 40 def'a Besmele çekiyor.– 40 def'a Fatiha sûresini okuyor.– 80 def'a Rabb'imizin er-Rahman ismini söylüyor.– 80 def'a er-Rahim ismini söylüyor.– 213 def'a Allah-u Ekber diyor.– 120 def'a Sübhane Rabb'iye'l-Azim, diyor.– 240 def'a Sübhane Rabbiye'l-Âlâ, diyor.– 15 def'a Sübhaneke duâsını okuyor.– 40 def'a Semi Allahu limen hamideh diyor.– 40 def'a Rabbena ve leke'l-hamd diyor.– 40 def'a Âmin (Ya Rabbî! Duâlarımı kabul buyur) diyor.– 33 def'a Zamm-ı Sûre okuyor.– 21 def'a Ettahiyyatü'yü okuyarak Peygamberimize selâm gönderiyor.– 21 def'a Kelime-i Şehadet'i söylüyor.– 26 def'a omuzundaki meleklere ve yanlarındaki Müslümanlara Selâm veriyor.– 13 def'a Allahümme ente's-Selâmü ve Minke's-Selâmu Tebârekte ya Zelcelâli ve'l-ikrâm, diyor.– 13 def'a Rabbenâ Âtina, duâsını okuyor.– 13 def'a Rabbenâğfirli, duâsını okuyor.– 15 def'a Allahümme salli salâvatını okuyor.– 15 def'a Allahümme bârik salâvatını okuyor.– 15 def'a Euzübill... Devamı

Ben değişmem, ben buyum!

2008-06-04 17:19:00

 "Ben degismem, ben buyum" diyen kimse hic degismez. Cunku degismeye niyeti yoktur. "Ben degismem, ben buyum." sozu bir bakima dogrudur. Insanlar hicbir zaman butun butun degismezler.Cok ciddi presten gecseler bile kendi hususiyetlerini hâlâ uzerlerinde barindirirlar. Yani uzumun sirasi uzum sirasi olur.. kayisininki kayisi sirasi. Arpaninki de boza olur. Hepsi de sividir, hepsinin eksi, az buruksu tatlari vardir. Birbirine benzerler ama yine de kendilerine ait bazi hususiyetleri vardir. Iste bu soz "herkes kendidir" manasina bir bakima dogrudur. O kastediliyorsa, bu, insanin ruh haletiyle, psikolojik durumuyla alakalidir. Fakat, insanlar butun butun degismez de degildir. "Hic degismez" derseniz peygamber gondermenin bir anlami olmadigini da iddia etmis olursunuz. Cunku onlar, potansiyel insani mukemmel insan haline getirmek icin gonderilmistir. Insanin icindeki bir kisim istidatlari atesleme, fitilleme maksadina matuf gonderilmislerdir. Onlar, insanlari terbiyeye tabi tutarlar. Rehabilite ederler. Boylece sadece dis gorunus itibariyle, zahiren insan gorunen fertler hakiki insan haline gelir. Ama herkes kendi istidadi cercevesinde kalir; kendi kemâlât arsina ulasir; daha otesine gidemez. Herkes bir olcude yine eskilerin heyula dedikleri kaderî programa -kaderî cerceve, kaderî kalip demek daha uygun- gore sekillenir, ona gore kalir, degismez ama belli olcude ise yarayacak hale gelebilir. Evet, her fert terbiye ile ise yarayacak hale, cennete ehil hale gelebilir. Her insan cehennemden kurtulabilecek seviyeye yukselebilir. Herkes insanlara faydali olabilecek dereceye cikabilir. Enbiyanin gonderilmesi buna delalet eder. Allah'in Kur'an-i Kerim'de degisik yerlerdeki emirleri, fermanlari onu gosteriyor. Insan potansiyel olarak ahsen-i takvim (en guzel suret) uzere yaratiliyor. Fakat âlâ-yi illiyyîn ile esfel-i sâfilîn arasinda mahiyet-i insaniye ibresinin oynamasi soz konusu. O arada bir yerde durabilir. Iste o durma meselesi insanda sart-i âdî ... Devamı

ÇOCUKLARA HANGİ YAŞTA NE ÖĞRETELİM

2008-06-04 10:46:00

 2-3 Yas: Bu yaslarda deger ve inanclar sekillenmeye, cocugun kelime haznesi oturmaya basliyor. Bu yaslarda Allah, peygamber ve melek gibi kavramlar cocugun cevresindeki konusma ortaminda siklikla kullanilmali, masallah, elhamdulillah, bismillah gibi ifadelerle cocugun kelime haznesinde Allah'in yerini almasi saglanmalidir. 4-7 Yas: Bu yaslarda cocuklar soyut kavramlari anlayamadigindan Allah'i somut bir seyle kiyaslarlar. Bu normal karsilanmalidir. Cevaplarda da soyuta kacmak yerine somutun hep daha otesi ifadeler kullanilmalidir. Cocuk 'Allah'in boyu bulutlardan da yuksek mi?' gibi bir soru sorarsa, 'Allah'in boyu olmaz yavrum' demek yerine 'Onu Cennette gorecegiz ama yildizlari da o havada tuttuguna gore cok daha buyuk olmali' demek cocugun somut sinirlarini zorlar ama soyuta da kacmaz. Yine bu aralikta cocuklar sorgulamaksizin duyduklari her seyi kabul ederler. Bu yas araliginda cocuga dun sen uyurken bulutlar yere inip senin basinin altinda yastik oldu deseniz bunu sorgulamazlar. Bu yas araliginda daha sonraki sorgulama doneminde anlatilmasi zor olacak olan Allah'in varligi meselesi kolaylikla kabul ettirilebilir.  Bu yas grubunun alt bolumleri de vardir: 4-5 Yas: Cocuklarin sevgiyle ilgili kavramlari ogrendigi yaslardir. Bu yaslarda cocuklara Allah'in cocuklari ne kadar cok sevdigi her firsatta anlatilmalidir. Cocuklara 'En cok kimi seviyorsun?' gibi siradan bir soru yerine 'Allah'tan ve peygamberinden sonra en cok kimi seviyorsun?' sorusu sorulmali, boylelikle Allah'in herkesten cok sevilmesi gerektigi ogretilmelidir.  6-7 Yas: Bu yas cocuklarinda kendilerini buyuklere ve ozellikle de anne-babaya begendirme egilimi baskindir. Bu yaslarda cocuklarin dua etmeleri, sukretmeleri, bismillah demeleri takdir edilmelidir. Cocuk 2 yasindan itibaren buyukleri taklit eder, ancak ozellikle 6-7 yaslarinda bunu begenilme amacli yapmaya baslar. Bu yaslarda cocugun gordugu yerde ... Devamı

Çocuklarımıza ahireti nasıl anlatabiliriz?

2008-06-04 10:45:00

 Ahiret bilinmiyor, gorulmuyor diyenlere deriz ki; bir zamanlar bilinmeyen ve gorulmeyen cok sey vardi. O zaman gorulmeyen ve bilinmeyenler simdi goruluyor. Mesela mikroskoplarin gordugu âlemler gozle gorulmuyordu. Teleskoplarin gordugu âlemler gozle gorulmuyordu. Hayallerimizin gordugu âlemleri gozumuzle goremiyoruz. Simdi televizyon yayinlari ta nereleri gosteriyor. Doktor diyor ki, akcigerinde hastalik var. Adam cigerimizi goruyor. Meteoroloji yarin gelecek bulutlari goruyor. Denizlerin derinliklerinde gezenler baliklarin fotografini, belgeselini cekenler gosteriyor ki, gormedigimiz âlemleri gorecek duruma getiren aletler yapilmis. Agaclar bir fabrika gibi calisip bize meyve veriyor. Biz o fabrikayi gormesek de, orada bir faaliyet var. Ultrason makineleri ciktigindan beri, anne karnindaki bebegin goruntulerini izleyebiliyorlar. Butun bunlar gosteriyor ki, Allah bizim su anda gormedigimiz bir âlem yaratmistir ve bir gun o âlemi gorecegiz. Iste o âlemin adi ahirettir. Dikkat edilirse, bir muazzam tasinma var. Doganlar bu dunyaya geliyorken, olenler nereye gidiyor? Yokluga mi gidiyor? Yuz sene evvel biz baska bir âlemdeydik. Bu dunyada yoktuk. Bu dunyada olmayan bizleri, bir baska alemden Allah buraya getirdi. Mesela bu odada su anda fil yok. Fakat dunyada fil vardir. Iste bize yok olan sey, bir baska âlemde vardir. Her sey olup olup diriliyor. Olup de dirilmeyen bir tek sey yoktur. Oldukten sonra dirilmek... Olmus gidalari yiyoruz, diri diri geziyoruz. Mesela ekmek olu gidadir. Ekmegin dunyasina bir goz atalim;Ekini bictiler, bugday oldu. Bugdayi degirmende oguttuler, hamur yaptilar, firinda pisirdiler. Bicakla kestiler. Iyice cigneyip yuttular. Defalarca olen bu ekmek, vucudumuzda dirildi. Et oldu, kemik oldu. Yasamamiza sebep oldu. Latincede "vita" hayattir. Yine Latinceye gore vitamin, hayat veren manasina gelir. Lugatlere bakarak bu gercekleri gorebilirsiniz. Yani Latinler bile olu gidalarin dirildigini anl... Devamı

ÇOCUĞUMA ALLAH'I NASIL ANLATABİLİRİM?

2008-06-04 10:42:00

 Cocuklar, her yas doneminde beden, zihin ve duygu olarak farkli ozelliklere sahip olurlar. Bu farkliliklari ebeveynler iyi bilmeli, analiz etmeli ve cocuklarinin mevcut olgunluk seviyelerini dikkate alarak egitim vermelidirler. Her gelisim doneminde cocugun ihtiyaclari farklilasir, kapasiteleri artar, buna bagli olarak dunyasina giren seylerin suur altlarinda olusturdugu temel dinamikler cocugun fitratini sekillendirir. Bu noktada onem arz eden konu ise, cocuga uygun zamanda dogru bilgilerin dogru bir sekilde aktarilabilmesi ve aktarirlarken de cocugun icinde bulundugu zihinsel ve duygusal olgunlugun dikkate alinmasidir. *** ALLAH'I, ONLARIN ANLAYACAGI SEKILDE ANLATMAMAK YANLIS Anne-babalar 0-7 yas doneminde cocuklarin sadece somut kavramlari ve varliklari algilayip, onlar hakkinda yorum yapabildiklerini ve sadece somut varliklarla ilgili hayal kurabildiklerini dusunurler. Bu, dogru bir bilgidir, ancak soyut dusunemedikleri icin manevi kavramlarin anlatilmamasi gerektigi, cocugun zihninin karisabilecegi ve ruhsal durumunu olumsuz etkileyecegi dusuncesi de yanlistir. Peygamberimiz kucuk yasta ogrenilenlerin kalici oldugunu bizlere acikliyor. Modern psikolojide de alti yasina kadar cocugun fitratinin sekillendigi bilgisi, cocugun 0-7 yas doneminde ogrendiklerini ve bilincaltina yerlesen kavramlari daha onemli hale getiriyor. Allah'a iman, insanin yaratilisinda kendisine yerlestirilen ve tabiati haline gelen bir ozelliktir, ancak Efendimiz'in de buyurdugu gibi anne-baba ve cevre faktoru cocugun dogustan ve fitri olan imanini degistirebilir, farklilastirabilir. Bundan dolayi dogumdan itibaren Allah (celle celaluhu) cocugun dunyasina girmelidir. Soyut dusunemedigi icin Allah'la ilgili bilincalti kazanimlari engelleyecek tutum ve egitim yontemlerine basvurulmasi buyuk bir hata olur. ***DETAYA INMEDEN ANLATMALI Cocugun bulundugu gelisim donemi bu konuda bizim icin en onemli meseledir. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyh... Devamı

Esmâ'nın kanatlarında

2008-06-04 10:03:00

  Ey Allah’ım, Sen, Seni bildiğin gibisin. Benim haddim bilmediğimi bilmektir.   Rahman Sensin; Seni beni sevmen benim kendimi sevmemden daha sevimlidir bana.   Rahîm Sensin ki, beni yokluğun ürpertisinden aldın, rahmetinin kucağında teselli ettin.   Melîk olmasan Sen, ben beni nerede bulurum?   Kuddûs olduğun için, şu toprak bedenin kara toprağa secdesiyle günahları aklarsın.   Selâm olan Sen, beni benim ettiklerimden sâlim eylemek dilersin.   Mü’min olmasan Sen, göz gördüğüne kanmaz, kulak duyduğuna inanmaz, kalp sevdiğine doymaz, ruh varlığına razı olmaz.   Müheymin olan Sen, ümit kapılarını hep açık tutarsın. Ben kendimi ateşe atsam da Sen beni benden kollarsın.   Azîz olmasan Sen, alçalan gönül nasıl yücelir?   Cebbâr olmasan Sen, kirpik göze batar, dil damağı incitir, mızrap teli kırar, hâr güle ağır gelir.   Mütekebbir Sensin ki, büyüklük yalnız Sana yaraşır; Sana karşı tekebbür eden zillete düşer.   Hâlık olmasaydın Sen, yokluğun varlığa yüzü tutmazdı.   Bârî Sensin ki, Senin sözünle ten cana yoldaş oldu, ateş suya sırdaş oldu.   Musavvir olmasan Sen, yüzüm olmazdı yüzüme bakmaya.   Gaffârsın ki, bağışlaman için bahane gerekmez; kapından eli boş dönülmez.   Kahhârsın ki, ateş emrinle serinler, taş izninle yumuşar; takdirinle can tende konaklar, kudretinle ağaç çekirdeğe sığar.   Vehhâb Sensin ki, vermek duygusunu vermekle zengin ettin beni.   Rezzâk ol bana; rızkı Senden bilmekle rızıklandır beni.   Fettâhsın ki; kalbimi hakka açtın, hakkı kalbimde çoğalttın.   Alîm olmasan Sen, kimse bilmez bilmediğini, kimse bilmez bildiğini.   Kâbıdsın ki, sabırla sınarsın sevdiğini ve seversin sabredeni.   Bâsıtsın ki, celâlinden cemâline kapılar açarsın, göğsümü sonsuzluk vaadinle genişletirsin, darlandığımda rahmetini lûtfedersin.   Hâfid olan Sen, kendini yücelteni alçaltırsın.   Râfi’sin ki tevazû haline y... Devamı

Evlerini cennetleri haline getiren aileler...

2008-06-04 10:00:00

 Rabb'imiz bir kutsi ikazinda soyle hitap ediyor kullarina: - Ey kullarim! Ben zulmu kendi nefsime de haram kildim. Sakin siz de kendi aranizda birbirinize zulmetmeyiniz! Evet, Rabb'imizin acik ve net ikazi boyledir: - Ben zulmu kendi nefsime de haram kildim. Sakin siz de kendi aranizda birbirinize zulmetmeyiniz. Neden boyle ikazda bulunuyor? Cunku Rabbimizin sevmedigi yanlislarin en basinda zulum gelmektedir. Bundan dolayi zalimin hep karsisinda, mazlumun da hep yanindadir. Kim bulundugu mevkiin verdigi imkândan dolayi birine zulmederse bilsin ki, onun karsisinda Rabb'imiz adaletiyle yer alacak, yaptigi zulmu asla yanina birakmayacak, dunyada vermezse bile âhirette mutlaka fazlasiyla cezasini verecektir. Surasi da kesindir ki, zulum her yerde kotu ve acidir. Ancak aile icinde zulum, zulumlerin en acisi ve kotusudur. Dostun dosta zulmu, zulumlerin en beklenmeyenidir. Cunku hayati ortak yasiyorsunuz, gece gunduz, varlikta yoklukta, hastalikta iyilikte her turlu sartlarda birlikte oldugunuz bir parcanizdan size ancak emniyet ve iyilik gelmesi beklenirken bunun yerine hiddet, siddet, zulum ve haksizlik gelmesi hayirli bir dost tavri olmaz. Bundan dolayi Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Hazretleri ikazini cok net sekilde yapmistir: - Sizin hayirliniz birlikte yasadigi ailesine hayirli davranandir. Serliniz de serli davranandir. Yani aile ortami Efendimiz'in yaninda saygi ve sevginin yasanacagi en aziz ortamdir. Burada bir emniyetsizlik hissi yasanmamalidir. Bir hata ve yanlislik varsa "Akla kapi ac, iradeyi elden alma!" anlayisi icinde munasip dille duzeltilmeli, ama asla hiddet ve siddet kullanmak gibi sunnette hic gorulmeyen yontemlere yonelmemelidir. Tenbih'ul Gafilin'deki su olay da bu gercegi ifade etmektedir. Bir adam gelerek sorusunu soyle soruyor: - Ya Resulallah! Hangi mumin iman bakimindan en mukemmel haldedir? Efendimiz'in cevabi soyle oluyor: - Ailes... Devamı

Uykumuzun Balansini Ayarlayabiliyor muyuz?

2008-04-24 09:02:00

      Cogumuzda gorulen uyku problemi gunluk hayatimizi etkileyen en onemli etkenlerden biridir.Bir insan uykusuna duskunse gunde 12-13 saat bile uyuyabilir.Eger uykusuna dikkat eder ve duzenli bir uykusu olursa bu saatler 5-6 saate kadar dusmekle beraber diger vakitleri de bereketlenir. Bir insanin uyku problemini cozdugunu varsayarsak gunde en az 3-4 saat daha verimli bir vakit kazanacagini tahmin edersek; ortalama 60 senelik bir omurde bu vakit yaklasik 75.000 saate yani 9 yila tekabul eder.Tabi bu sadece matematiksel boyutu.Diger boyutlarina gelirsek:     Kaliteli bir uyku icin nelere dikkat etmek gerekir?   Yetiskinlerde gunluk uyku ihtiyaci ne kadardir? Az veya fazla uyuyanlarda gorulen saglik problemleri nelerdir?   * Kaliteli, dinlendirici bir uyku icin gerekli sartlar nelerdir? * Uyku ile epifizden salgilatilan melatonin hormonu arasindaki munasebet... * Peygamberimiz'in (sas) uygulayip, tavsiye ettigi ogle uykusunun ehemmiyeti...   Insanoglu, hayatinin yaklasik ucte birlik dilimini uyuyarak gecirir. Ancak, uykunun insan hayatindaki yeri, sadece bu sureyle sinirli kalmaz. Oyle ki, bir kimsenin uyku kalitesi, uyanik oldugu saatlere de tesir eder. Ayrica uyku sirasinda salgilanan buyume hormonu cocuklarin gelismesinde onemli bir rol oynarken, vazifeli diger hormonlar da vucut sarayinin bakiminda, tamirinde ve hucrelerin yenilenmesinde istihdam edilir.     Bir insan uyumadan yasayabilir mi?   Uyku, insanoglunun hayatini surdurebilmesi icin gerekli olan yeme, icme ve nefes alip-verme gibi temel ihtiyaclardan biri olarak kabul edilegelmistir. Insanoglunun uykusuzluga ne kadar dayanabilecegi konusunda arastirmalar yapilmis, ortalama insanlar icin bu surenin genellikle 3-4 gun oldugu tespit edilmistir. Bu sure sonunda kisilerde dalginlik, sinirlilik, zamani bilememe, hayal gorme, kekeleme, konusulanlari anlayamama, ellerde t... Devamı

Mekke, Dünyanın Merkezi

2008-04-24 09:01:00

http://www.furkanhaber.com/haber_detay.asp?haberID=404   Mekke'nin dünyanın merkezi olduğu ispatlandı Jeoloji ve İslam Hukuku konusunda uzman Müslüman ilim adamları, önceki gün Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen "Dünyanın Merkezi Mekke" adlı konferansta bir araya geldi. İlim adamları, dünya saat ayarlamasında ölçü alınan ve Greenwich olarak bilinen saat dilimi yerine Mekke saat diliminin ölçü olarak alınmasını talep etti. Bilindiği gibi Mekke-i Mükerreme'nin dünyanın merkezi olduğunu savunan teori yakın zamanda yapılan bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştı. Katılımcılar, Greenwich saati (GMT = Greenwich Mean Time) yerine Mekke saatinin esas alınarak ortak İslami bir saat diliminin oluşturulması çağrısında bulundu. Çünkü Mekke saati dünyanın her yerinden kıble yönünü belirliyor, akrepleri klasik saatlerin aksine Kâbe-i Şerif etrafında yapılan tavaf hareketleri gibi soldan sağa doğru dönmektedir. Bir gün süren konferansa Prof. Dr. Yusuf el-Karadavi'nin yanı sıra Kur'an ve Sünnetin bilimsel mucizeliği üzerine yaptığı araştırmalarıyla tanınan, İngiltere Galler Üniversitesi'nde jeoloji dersleri veren Mısırlı bilim adamı Prof. Dr. Zağlul en-Naccar, Mekke saatinin mucidi Mühendis Yasin eş-Şuk gibi konusunda uzman birçok ilim adamı katıldı. El Karadavi, İslam Hukuku, geometri, astronomi ve hukuk alanında uzman kişilerin Mekke'nin neden dünyanın merkezi seçildiği ve Allah'ü Teala'nın Beytü'l Haramı neden Müslümanlara kıble olarak tayin ettiğine dair yürüttükleri çaba ve araştırmalara ilişkin takdirlerini ifade etti. Aynı zamanda Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanlığını da yürüten Yusuf el-Karadavi " Müslümanların kıblesinin muazzamlığını pekiştirmek için yapılan bilimsel araştırma ve ulaşılan neticeleri takdirle karşılıyoruz" dedi. El Karadavi "Mekke'nin Dünyanın merkezini oluşturduğu teorisinin ispatlanması İslami kimliğin pekiştirilmesi ve tesp... Devamı

Şükretmek

2008-04-24 08:59:00

Hayatını İslam'ın uygun gördüğü şekilde düzenlemek ve bu yaşam tarzına uygun olmayan davranışlardan kendini uzak tutmak, müminin yaşamı süresince gerçekleştireceği bir ibadettir. Bu konuda kararlı olmak, taviz vermemek ve zamanın yıpratıcı etkisinden korunmak, sabır göstermektir. Bu yüzden sabır ve tahammül farklı kavramlardır. Tahammül, bir sıkıntı ve acıya karşı bu durumdan memnun olmadan direnmektir. Oysa müminin sahip olduğu sabır farklıdır: Sabreden mümin, başına gelen sıkıntılardan dolayı bir acı duymaz, aksine Allah'a olan yakınlığı daha da artar ve dolayısıyla neşesi, heyecanı ve şevki daha da yükselir. Kuran'ın pek çok ayetinde sabır emredilmektedir: Öyleyse sen sabret; şüphesiz Allah'ın va'di haktır; kesin bilgiyle inanmayanlar sakın seni telaşa kaptırıp-hafifliğe (veya gevşekliğe) sürüklemesinler. (Rum Suresi, 60) Ey iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin. Allah'tan korkun. Umulur ki kurtulursunuz. (Al-i İmran Suresi, 200) Sabret; senin sabrın ancak Allah(ın yardımı) iledir. Onlar için hüzne kapılma ve kurmakta oldukları hileli-düzenlerden dolayı sıkıntıya düşme. (Nahl Suresi, 127) Allah, müminlerin sabır yoluyla deneneceklerini de bildirmektedir: Andolsun, biz sizden mücahid olanlarla sabredenleri bilinceye (belli edip ortaya çıkarıncaya) kadar, deneyeceğiz ve haberlerinizi sınayacağız (açıklayacağız). (Muhammed Suresi, 31) Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız (bu) emirlere olan azimdendir. (Al-i İmran Suresi, 186) Sabır, inkarcılara karşı kazanılacak olan başarının da anahtarıdır. Sabredildiğinde Allah müminlerin gücünü artırır: ... Sizden yüz sabırlı bulunursa, (onların) iki yüzünü bozguna uğratır; eğer sizden bin (kişi) olursa, Allah'ın izniyle iki binini yener.... Devamı