Şükrünü yaptığın az mal, şükrünü yapamadığın çok maldan hayırlıd

2009-03-12 09:30:00

Medine halkından Salebe, cami kuşu denecek kadar sofu bir insandı. Ne var ki, bir ara nefsinin ve şeytanın verdiği telkine uyarak ne pahasına olursa olsun zengin olma hevesine kapıldı. Hatta hayırlı ise olsun bile demiyor, sadece zengin olmayı kafasına koymuş bulunuyordu.Bu yüzden tam üç defa Efendimiz (sas) Hazretleri’ne müracaat ederek zengin olmak için dua istemişti.- Seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, beni zengin ederse fakirin hakkını fazlasıyla da veririm diyecek kadar da teminat vermişti.Efendimiz (sas) Hazretleri ise “Şükrünü yaptığın az mal, şükrünü yapamadığın çok maldan hayırlıdır!” sözleriyle ikazda bulunmuşsa da, ısrarını sürdüren Salebe’nin istediği duayı nihayet yapmış:- Salebe’ye istediği malı ver ya Rab! diye de niyazda bulunmuştu.O sıralarda koyun alan Salebe’nin sürüsü kısa zamanda öylesine çoğaldı ki, camiden çıkmayan Salebe, artık cumaya dahi gelemiyor, çölde sürüsünün peşinde sürüklenip gidiyordu.Efendimiz artık camide görünmeyen Salebe’yi soruyor: “Çölde koyunlarının peşinde dolaşıyor.” denince de: “Yazık oldu Salebe’ye.” diye hayıflanıyordu.Zekat ayetleri geldikten sonra Efendimiz servet sahiplerine zekat memurları gönderdi. Fakirlerin haklarını alıp hazineye getirecekler, oradan da muhtaçlara taksim edilecekti. Salebe’ye de zekat memuru gönderdi. Onu çölde sürüsünün peşinde bulan zekat memurları anlattılar.- Malı çok olanların kırkta birini yoksulun hakkı olarak ayırıp vermesi gerekiyor. Biz bunu alıp götürmek üzere geldik.Salebe, servet sahibi olduktan sonra değişmişti. Öyle her isteyene mal verecek kadar da ürkek biri değildi artık. Nitekim zekat memurlarına ağızlarının pa... Devamı

inşaallah

2009-03-12 08:47:00

INSALLAHInsallah, ALLAHU teala dilerse olur manasina butun islerini ALLAHU TEALA'nin dilemesine havale etmek icin soylenen sozdur. ALLAHU tealanin huzurunda itaat edenlerden olmak icin, her iste Insallah demelidir! Hadis-i serifte, (Insanlar icin, Insallah demekten daha faziletli itaat edicilik yoktur) buyuruldu. (Sunu yapacagim) veya (Yarin suraya gidecegim) denince de (Insallah) demelidir! Bir kimse ile bir sey kararlastirirken Insallah denirse, sonradan o is yerine getirilmezse, yalanci olunmaz. (Miftah-ul cenne) Kesin islerde de Insallah denir. Mescid-i harama girilecegini ALLAHU teala bildirdigi halde, Insallah denmesini ogretmek icin, (Mescid-i harama Insallah gireceksiniz) buyurdu. (Feth 27) Ismail aleyhisselamin, (Babacigim, sana emredilen ne ise, onu yap! Insallah beni sabredicilerden bulursun) dedigi de Kur'an-i kerimde bildirilmektedir. (Saffat 102) Peygamber efendimiz de, mezarliga ugrayinca, olum muhakkak oldugu halde, ilahi terbiye geregi olarak, (Insallah biz de size kavusacagiz) buyurdu. (Muslim) Peygamber efendimiz, duasinin kabul olacagini ayet-i kerimeye istinaden kesin olarak bildigi halde soyle buyurdu: (Her Peygamberin duasi kabul olur. Her Peygamber, ummeti icin dunyada dua etti. Ben ise, Kiyamette ummetime sefaat izni verilmesi icin dua ediyorum. Duam Insallah kabul olacak. Musrik olmayanlarin hepsine sefaat edecegim.) [Muslim] Hz. Suleyman'in imtihani Kur'an-i kerimde mealen; (Biz Suleymani imtihan ettik. Tahtinin ustune bir ceset biraktik. Daha sonra o, yine [Rabbine] dondu) buyurulmustur. (Sad 34) Fahreddin-i Razi hazretleri buyuruyor ki: Suleyman aleyhisselam, bir gecede, zevcelerinin hepsini dolasacagini, onlardan herbirinden birer erkek cocuk dunyaya gelecegini, Allah yolunda muharebe edeceklerini soyledi. Fakat, Insallah demeyi unuttu. Sakat bir cocuk dunyaya geldi. Bunu goturup, babasinin tahtina birakiverdiler. Hadis-i serifte, (Yemin ederim ki, Suleyman aleyhisselam Insallah deseydi, dedigi gibi olurdu) buyuruldu. (Buhari) Resululla... Devamı

Hanım dili bükçe

2009-03-11 11:53:00

Sema Maraşlı'nın Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz kitabındanHanım Dili bükçe Oğlum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü ağzımdan kapıp kendi devam eder. İş yerimden oğluma telefon açtım, "Akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim." dedim. Deniz kenarındaki bu şirin lokantada şimdi onu bekliyorum. Geliyor aslan parçası, yakışıklılığı da aynı ben. Yan masadaki kızlar gözleriyle oğlumu süzüyorlar. Bakmayın kızlar, onu kapan çoktan kaptı. Hoş beşten sonra konuya giriyorum.Oğlum haftaya düğünün var, bir baba olarak sana bazı konularda yol yordam göstermem gerekiyor.Çocukluğunda suç işlediği zamanlardaki gibi birden bire kızardı. Kerata ne anlatacağımı zannettiyse!-Baba ben yirmi altı yaşındayım, bazı şeyleri biliyorum artık.-Ah senin o biliyorum zannettiğin konularda da çok bilmediğin çıkacak ama ben o konulardan bahsetmeyeceğim. Keşke konuşabilseydik ama henüz o kadar modern olamadım.Rahat bir nefes aldı. Bu arada yemeklerimiz de geldi. Oğlumla şöyle keyif yaparak muhabbet edelim bakalım.-Kaç dil biliyorsun oğlum sen?-İngilizce, Fransızca, bir de Türkçe' yle() üç dil oluyor.-Bugün ben sana dördüncü dili öğreteceğim. Dilin adı Bükçe. Kadınlar tarafından kullanılır. Sen buna "kadın dili" de diyebilirsin.Güldü. Güldüğü zaman benim yanağımdaki gibi küçük bir gamzesi var, o ortaya çıkıyor.—Kadınların ayrı bir dili mi var?—Tabii ki. Eğer kadın dilini bilirsen bir kadınla yaşamak dünyanın en büyük zevkidir, ama bu dili bilmezsen hayatın kararabilir. O yüzden bir kadınla mutlu olmak isteyen her erkek Bükçe' yi öğrenmeli.-İyi de niye Bük&... Devamı

Dua

2009-03-11 09:24:01

Ey Hayy, ebedî diri olan Rabbim!Taleb ve duâ üzerine nasıl olur da kerem etmezsin. Sen kerem sâhibisin.Ey mahlûkâtın, yaratıkların canlıların ihtiyâcını gideren Rabbim! Sen varken hiç bir kimseyi hatırlamak ve ondan bir şey ummak lâyık değildir. Yâ Rabbî!Rûhumda bir ilim katresi var. İlâhî onu hevâ rüzgarıyla ten toprağından muhâfaza eyle.Ey ihsânı çok olan Rabbim!Cefâ içinde geçip giden ömre merhamet et.Ey affetmeyi seven Rabbim!Bizi affeyle. İsyân derdimize çâre eyle.Ey yardım isteyenlerin yardımcısı!Bizi hidâyete çıkar. Yâ Rabbî!Duâ ve yakarışlarımızda sana lâyık olmayan sözleri bilmeyerek söyleyip hatâlarda bulunmuş isek, o kelimeleri sen ıslâh et ve duâmızı kabul buyur.Çünkü sözlerin hâkimi ve sultanı ancak sensin. Ey âlemin yaratıcısı!Kasvetli, kararmış, katılaşmış âdetâ taş gibi olmuş olan kalbimizi mum gibi yumuşat, feryâdımızı, âh u vâhımızı, hoş eyle ki rahmetini celbetsin, çeksin.Bizi köle gibi kullanan bu serkeş nefisten bizi satın al.O nefis bıçağı kemiğe dayandı (zulmü canımıza yetti). Yâ Rabbî! Sana ne arz edeyim. Çünkü sen gizli ve açık her şeyi bilirsin.” Hz. Mevlâna son demlerinde iken, dostu Siraceddin Tatari’yi yanına çagırarak, kendisine su duayı ögretmis ve sıkıntılı zamanlarında okumasını tavsiye etmistir:”Ya Rabbi!Bana ne senin zikrini unutturacak,sana şevkimi söndürecek, seni tesbih ederken duyduğum lezzeti kesecek bir hastalık; ne de beni azdıracak, şer ve kötülüğümü artıracak bir sıhhat ver.”Ey Merhamet edenlerin merhametlisi!Merhametinle bu duamı kabul et. Amin Amin Amin ... Devamı

Hz. Hatice: Mesajın ve Risaletin İlk Tanığı

2009-03-11 09:24:00

Hz. Hatice: Mesajın ve Risaletin İlk Tanığıİslâm tarihi, Hz. Muhammed (s)'in Yüce Allah tarafından elçi olarak seçilmesi ve vahiy almasıyla başlar. Tarihe ve topluma, iletilen bir bildirimle gerçekleşen bu müdahale ve mücadelede, 40 yaşındaki elçinin yanı başında onurlu ve vakarlı bir kadın yer almıştır. Hz. Muhammed'in Hira yolundaki azığını o hazırlamış, evdeki dinginlik ve güzelliği o besleyip büyütmüş, onun titreyen ellerini ilk önce o tutmuş, onun üstünü o örtmüş, onu uyandırıp donatarak davete o yollamış, onun yediği tekme tokatları ve küfürleri o savuşturmuş, onun yaralarını ağlayarak ilk önce o sarmış, onunla birlikte Kâbe'ye ilk kez o yürümüş, onun mesajını kadınlara ve karşılaştıklarına ilk kez o ulaştırmış, onun gözyaşlarına o eşlik etmiş, onun dualarına ilk kez ellerini o kaldırmış, onun çağrısına yönelen köleleri, mahrum ve müstezafları ilk kez o doyurmuş, Mekke'nin en zengin kadınıyken bütün varlığını harcayarak onunla birlikte karnına taşları ilk kez o bağlamış, bir yetim olarak başkalarının evinde büyüyen bir adamın içindeki yaraları ilk kez o görüp dinlemiş, tevhid mektebinde tertemiz bir çocuk olarak büyüyen Ali'ye ilk kez o kol kanat germiş, zorba müşriklere onurlu ve başı dik bir şekilde haykıran ilk kadın o olmuş, dahası âlemlere rahmet olarak gönderilen peygamberin ilk yâranı, yoldaşı ve bağlısı o olmuştur.İkinci bir Hira'dır Hz. Hatice. Mektebin hazırlayıcısı, kurucusu ve aynı zamanda ilk hanım öğretmenidir. Bir peygamber eşi olmasının yanında, bir kadın ve Müslüman olarak da değerli ve örnekliği sürdürülebilir vasıflara sahiptir. İyi yetişmiş, akıllı, dünyayı tarazlayan bakışlara sahip, kendi hayatını biçimlendirip anlamlandırabilen biridir. Kararlı, onurlu ve ku... Devamı

Hanımlae evde ne iş yapar

2009-03-11 09:23:00

Adam akşamleyin iş çıkışı eve geldiğinde evin bahçesinin karmakarışık olduğunu görmüş. 3 çocuk da bahçede çamurlar içinde oynuyormuş.Boş yemek kutuları ve içecekler etrafa saçılmış. Karısının arabası garaj kapısının önünde, bir kapısı açık ve yamuk halde parkeder durumdaymış. Evin içine girdiğinde durum daha vahim şekle dönüşmüş.Girişteki halının bir kenarı kıvrılmış, havaya kalkmış ve abajur sehpanın üzerine devrilmiş.Salondaki televizyonun sesi sonuna kadar açık halde çizgi film kanalındaymış, televizyonun üzerine bırakılan yarısı içilmiş meyve suyu ha döküldü ha dökülecek vaziyetteymiş. Oturma odasında yerler oyuncaklar ve çocuk elbiseleriyle kaplıymış.Mutfağa girdiğinde lavabonun sabah kahvaltısı bulaşıklarıyla dolu olduğunu görmüş.Ayrıca kırılmış bir bardağın parçaları masanın altında duruyormuş Üst rafa yöneldiğinde merdivenlerdeki elbiseleri fark etmiş. Telaşla karısının başına kötü birşey gelmiş olabileceğini ya da hastalandığını düşünerek hızla koşmaya başlamış. Misafir odasına girdiğinde karısını uzanmış halde kitap okurken bulmuş. Karısı kocasını görünce okuduğu kitaptan başını kaldırmış, hafifçe gülümsemiş ve gününün nasıl geçtiğini sormuş. Adam cevaplamış:'Her zaman ki gibi! ' Ardından şaşkınlıkla sormuş:' Ne oldu bugün böyle?' Karısı tekrar gülümseyerek ' Sen hergün eve geldiğinde bütün gün ne yaptın ki demez miydin 'Evet' 'Güzel... Bugün her gün yaptıklarımı yapmadım ((:... Devamı

Nişanlı iken nikâh yapmanın pişmanlıkları!..

2009-03-11 09:22:00

Nişanlı iken nikâh yapmanın pişmanlıkları!..Soru: Nişanlandıktan sonra oğlan tarafı resmî nikâhtan önce dinî nikâhta ısrar etti. Ben de kabul ettim. İki tarafın da ailelerinin iştirakiyle evimizde dinî nikahımızı yaptık. Maksadımız da birbirimizi daha yakından tanımak, olumsuz yanlarımız varsa yolun başında tespit ederek ya düzeltmek ya da daha ileri gitmeden geri dönmekti... Nitekim öyle de oldu. Bana baştan çok olumlu görünen genci nikâhtan sonra daha yakından tanıma fırsatı buldum. Gördüm ki, kendine ait gizli inançları yanında bağımlılık derecesinde alışkanlıkları da var... Hayatı biriyle paylaşma, kararları ortak alma diye bir paylaşım ise onun dünyasında hiç yok. Evlendikten sonra da tek başına karar vermede ısrar edecek, beni de kendi yanında tek başına aldığı kararlarına uymaya mecbur bir köle gibi kullanacak!.. Birkaç defa, ben bu anlayışa evlilik değil diktatörlük diye baktığımı söylememe rağmen hayatta tüm kararları kendinin alacağını, başkasını kendi kararlarına ortak edemeyeceğini açıkça söylemekten vazgeçmeyişi, benim yüzüğü iade etmeme sebep oldu. Yani fiilen ayrıldık. Ancak o şimdi beni boşamıyor, yani nikâhımı vermiyor, ne yapmalıyım? Ayrılmış olmak için mutlaka beni boşaması mı gerekir dinen? Boşamazsa ayrılmış sayılamaz mıyım?.. Efendim, bu konulara ait çok sorular gelmekte, maalesef olumsuz olaylar da yaşanmaktadır. Halbuki biz bu köşede oldukça açık seçik ikaz yazıları da yazmış; "Nişanlılık döneminde birbirinizi iyice tanımadan dinî nikâh yapmayınız, kendinizi zor duruma sokmayınız!.." diye hatırlatmalarda da bulunmuştuk. Buna rağmen daha işin başında dinî nikâh yaparak büyük bir yanlışa girenler olmakta, sonra da böyle tatsız olaylar yaşamaya mecbur kalmaktalar. Burada en başta... Devamı

Sabır

2009-03-11 08:52:00

sabır....!Belki Sen şu Anda çok Dertlisin..Belki Artık Yeter Diyorsun...Belki Kendinden Geçmişsin...Belkide Ağlıyorsun...Belki Bu Musibetlerin SonundaEline Bir şey Geçip Geçmeyeceğini Düşünmektesin...Duy!!! Rabbin Sana Söylüyor.."Sabredenlere Felaketlere KarşıDişlerini Sıkıp Göğüs GerenlereMükafatları Hesapsız ödnecektir.."Belki De Onca Insanın ArasındaNeden Senin Seçildiğini Soruyorsun...Oysa Rabbinin Seçtikleri Kıymetlilerdir..."içinizden Mücahidlerle Sabredenleri Ortaya çıkarıncaya Kadar Elbette Sizi Deneyeceğiz"Hayat Bir Imtihan Değil Mi ?Her Soru Ebedi Hayatında Yer Alan Bir Tuğla...Nefes Alıp Verdiğin Her An Yeni Bir Soruya Gebe...Onlar Olmasaydı Sonsuzluk YurdundaSana Ait Hiçbirşey Olmayacaktı...Derdin Yoksa üzül asıl!Dertliysen Bil Ki...O Seni Seviyor....Bak ! Sevdiğin Ne Diyor ?"Allah Hayrını Dilediği Kişiyi Sıkıntıya Sokar!"Belki Sen Ashab-uhdud Kadar Acı çekmedin...Hani Kralları Onları Iman Ettikleri IçinAteş Dolu Hendeklere Atmıştı Ya...Belki Sen Ebu Zer (r.a) Kadar Acı çekmedin...Amcası Inandığı Için Onu Hasıra Sarıp Yakmıştı Ya...Belki Sen Vahşi Kadar Acı çekmedin...Sevgilisi Ona "bana Görünme!" Demiştiya...Belki Sen Yakup (a.s) Kadar Acı çekmedin...Yusuf'u (a.s) Elinden Alınmıştı Ya...Belki Sen Hatice(r. Anha) Kadar Acı çekmedin...Muhammed (s.a.s) Yurdundan Kovulmuştuya....Unutma! Rabbin Kimseye Dayanabileceğinden Fazlasını Yüklemez...Belki Kalbindir Acıyan... Belki Bedenin...Bekki De Ruhundur Kıvranan....Belki Yokluktur Seni Saran....Belkide Bin Bir Türlü Muamma...Her Ne Durumda Olursan OlDiline Yakışır Bu Dua...La Ilahe Ente Subhaneke Inni Küntü Minezzalimin...Senden Başka Ilah Yoktur!Sen Bütün Noksanlıklardan Münezzehsin...şüphesiz Ben Nefsime Zulmedenlerden Oldum...... Devamı

Dua

2009-03-10 11:26:00

 Ey Yaratıcı Rabbim! Sen insanoğluna keremi bağışlamışsın. Sen kendi özel emanetini insanoğlunun omuzlarına yüklemişsin. Sen bütün peygamberlerini, kitabı öğretmek ve adaleti gerçekleştirmek için göndermişsin. Sen kendine, peygamberlerine ve iman eden insanlara izzeti bağışlamışsın. Sana ve peygamberlerinin getirdiği mesaja inanıyoruz. Senden özgürlük, bilgi, uygarlık, adalet ve şeref istiyoruz. Bize bunları bağışla! Çünkü çok muhtacız ve her zamandan daha dertliyiz ve alçaklık, esaret ve cehaletin kurbanı olmuşuz. Ey zayıf bırakılmışların Rabbi! Sen yeryüzünün zavallılarını, mahkum ve zayıf yığınlarını ve hayattan yoksun bırakılanları – ki onlar, köle arayan azgınların; çağın karanlık zulmünün; kin ve nefret cehenneminin tarihteki kurbanlarının devamıdırlar ve her zamankinden daha çok zulme ve baskıya maruz kalmışlardır –insanların önderliğine eriştireceğini ve onları dünyaya varis kılacağını irade etmişsin. İşte şimdi zamanı gelmiştir. Yeryüzünün lanetlileri senin vaadini gözlemekte ve beklemektedir. Ey gaybın bilicisi Allah’ım! Şu çağımızda sana gerçekten tapanlar, yalnızca yeryüzünün mustaz’aflarıdır. Ey Yüce Rabbim! Sen tüm meleklerini Adem’e secde ettirensin. Şimdi insanoğlunun, idarecilerin ayağına kapanarak secde toprağına yüz sürdüğünü görmüyor musun? Onları bu çağın putlarına –ki hepsini kendimiz yapmışız – tapıcılıktan, onlara kulluktan kendi özgür kulluk ortamına çek ve kendilerine özgürlük bağışla! Ey güçlü Rabbim! Senin ayetlerine küfredenler, senin peygamberlerini yalanlayıp haksız yere öldürenler ve adalet, eşitlik istemek için ayaklanan kullarını &o... Devamı

Gül yetiştirmek için toprak olmak lazım

2009-03-10 11:25:00

Çocuk çiçektir; sevgi ve ihtimamla serpilir, güzelleşir.. Çocuklarınızdan asla boşanamazsınız.. Çocuğunuzun sizi her zaman seveceğini bilmenin lezzetini yaşayın.. Bir çocuk annesine de babasına da saygı duymalıdır.. SİZ DE ÖYLE.. Çocuklarınızla birlikte yemek pişirin, daha sonra da birlikte yeyin.. Ailece televizyon karşısında yemek yemeyi alışkanlık haline getirmeyin.. Küçük bir çocuğun bile evin içinde üstlenebileceği bazı sorumluluklar vardır.. Düzen ve kurallar, çocuklara kendilerini güvende hissettirir. Dede ve nineler çocuklarınız için çok değerli birer arkadaştırlar.. Çocuklar görgü kurallarını ana-babalarından öğrenirler. Dikkat edin çocuklarınız verdiğiniz görgüden ömür boyu faydalanacaklardır.. Çocuklarınızla sık sık başarılarını paylaşın. Onların en ufak başarılarını bile iltifatla karşılayın.. Her gün çocuğunuzu dinlemek, onunla konuşmak için yarım saatinizi ayırın.. Çocuğunuza vereceğiniz en iyi hediye ZAMANINIZDIR.. Çocuğunuzun odasına girmeden önce kapısını vurun. Bu ona değer ve şahsiyet verdiğinizi gösterir.. Çocuğunuza karşı bazen anne, bazen baba, bazen kızkardeş ve bazen de ağabey olmak zorundasınız.. Çocuğunuzun rüyalarını paylaşın.. Çocuğunuzla onur duyun, çocuğunuz da sizinle onur duyacaktır.. Çocuğunuza karşı kibar olun, kibar bir çocuk yetiştirmiş olursunuz.. Çocuğunuzun arkadaşlarını tanıyın, isimlerini öğrenin hatta.. Çocukların da zor günleri olabilir; size bunları anlatmasına izin verin.. Bir çocuğun soramayacağı soru olmamalı.. Çocuklarınız için akla uygun, mantıklı kurallar koymaktan çekinmeyin.. Kendi anne-babanızla ilgilenin, ileride çocuklarınız da sizinle ilgilenecektir.. Çocuğunuzun yanlışını... Devamı

Çocuklarımızın geleceğini inşa ederken Lokman (as)`ı düşünmek

2009-03-10 11:23:00

 Çocuklar… Çocuklarımız… Hayatımıza anlam katan, yaşamımızı zevkli kılan, geleceğimizin onlar aracılığıyla selameti sahile çıkacakları süslerimizdir çocuklarımız. Çünkü ailenin ve toplumun selameti çocuklarına bağlıdır. Toplumsal barışın ve huzurun zamklarıdır onlar…  Onların varlığı toplum için neşe kaynağıdır. Bir toplumun geleceğini inşa edecek temel unsur çocuklarıdır. Çocuklar, bir toplumun yarınının güvende olmasının garantisidirler. Yarının toplumunu güven temelinde inşa etmek istiyorsak çocuğu ve eğitimini ciddiyetle önemsemeliyiz. Her anne ve baba, hayatta kendisine hedef olarak, çocuklarını iyi yetiştirmeyi seçer. Çocuklarının güvenli yarınlara ulaşmasını hedefler. Hani zaman zaman duyarız ya; “Hayatta başka ne isteğimiz ola ki? Çocuğumuz için çalışırız hepimiz!” tarzlı söylemleri. Reel pratikte de şahit olduğumuz veçhile bir anne ve babanın bu hayatta çabasının tek hedefi vardır. Çocuklarına iyi bir gelecek inşa etmek için çalışmak… Hayattaki birincil hedeflerinin ilk sırasında çocuğunun geleceğini güvenle inşa etme vardır. Her kes bu alanda alabildiğine gayret sarf eder. Öz kaynaklarının büyük bir bölümünü bu amaçla çocuklarına yatırır her anne ve baba. Çocuklarına iyi bir gelecek inşa etmek için bir ömür tüketirler. Çünkü yarının güvenliği, nesillerin güvenliğiyle direkt ilişkilidir. Çocuklar istikbalin garantisidirler. Yarını olmayanın ahiri berbat olur. Çünkü toplumun geleceğinin sigortası ve emniyet kemeri çocuklardır. İşte geleceğini inşa etmemiz gereken çocuklarımızın dini, ahlaki ve manevi eğitim ve öğretimi bu anlamda çok önemlidir. Du... Devamı

Ebeveynlerin çocuklarına karşı görevleri

2009-03-10 11:22:00

 Çocuklar, her şeyin gerçek sahibi olan Allah`ın insanoğluna lütfettiği en güzel ve şükrü en meşakkatli nimetlerden biridir hiç şüphesiz. En güzel nimet olmasının yanında şükrünün eda edilmesi de en ciddi titizliği isteyen, büyük bir sorumluluktur. Çocuklar, her şeyin gerçek sahibi olan Allah`ın insanoğluna lütfettiği en güzel ve şükrü en meşakkatli nimetlerden biridir hiç şüphesiz. En güzel nimet olmasının yanında şükrünün eda edilmesi de en ciddi titizliği isteyen, büyük bir sorumluluktur. Her nimetin şükrü, nasıl kendi cinsindense, çocuk nimetinin şükrü de, onları salih bir mü`min ve mü`mine olarak yetiştirmektir. Çocuklar, anne babaları için dünya hayatında gurur ve övgü kaynağı olabileceği gibi, utanç kaynağı da olabilirler. Bu ikisi arasındaki durum, anne babaların çocuklarına verdiği eğitim ve terbiye ile ilgilidir. Kur`anı Kerim`de; "Mal ve oğullar, dünya hayatının süsüdür" buyrulur. Evlilik kurumunun ilk temeli olan neslin devamını sağlama düşüncesinin meyvesi olan çocuklara karşı, ölçülerini Allah`ın çizdiği sınırlar ve sorumluluklar vardır.Hz. Peygamber örneğinden, ailelerin çocuklarına karşı görevleri olduğunu öğreniyoruz. Bu görevlerin ilk basamağı ve diğer eğitim çalışmalarının karşılığının olmasının ilk adımı; helal rızıktır. Anne-babaların çocuklarına karşı ilk ödevi, onların rızıklarını helal yollardan temin etmektir. Ailelerin temel hedefi, çocuklarını ateşten ve şeytan korumak olacaktır.Rabbimiz, şöyle buyurur: "Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun..." [Tahrim 6]Çocuk terbiyesi her şeyden önemlidir"Hiçbir baba, çocuğun... Devamı

Çocuklarımızı nasıl duaya alıştırabiliriz?

2009-03-10 11:15:00

 Dua bir iman, bir aksiyon, bir çaba ve uyanıştır. Allah`ı ve O`na ait hâkimiyeti, ilâhlığı tanıma, itiraf etmedir. Hayatın gayesini idrak etme, yaşayışı programa koyma, ilerisi için hazırlık yapma, din için çalışmaya azmetme, toparlanma ve eksikliklerini gidermedir. Hayatın özü duadır. Ömür duayla bereketlenir, yerler ve gökler duayla aydınlanır. İstek bir duanın tecellisidir kalp ritminde… Kalp duayla nurlanır. İlk adım duadır, son adım da…Dua, küçükten büyüğe, aşağıdan yukarıya, aciz olandan güçlü olana doğru meydana gelen bir istek ve niyazda bulunmadır.İslâm’a göre dua, bir psikolojik rahatlama aracı değildir. Hele hele bazılarının zannettiği gibi işleri, görünmeyen bir İlâh’a havale etmek hiç değildir. Dua, bir korkunun, bir endişenin, bir ürpertinin sonucunda bir sığınma, o ürpertiden kurtuluş arzusu da sayılamaz. Eski dinlerde olduğu gibi kızgınlığından ve kötülüğünden kurtulmak üzere ilâhlara el açmak da değildir.Dua bir iman, bir aksiyon, bir çaba ve uyanıştır. Allah’ı ve O’na ait hâkimiyeti, ilâhlığı tanıma, itiraf etmedir. Hayatın gayesini idrak etme, yaşayışı programa koyma, ilerisi için hazırlık yapma, din için çalışmaya azmetme, toparlanma ve eksikliklerini gidermedir.Dua, Allah’tan sürekli bir istemedir. Bu isteme mü’min için inanç, Müslüman olmanın bir işareti, bir hayat hedefidir. O, Allah’ın bitmez-tükenmez hazinelerini, iyi bir mü’min olma uğruna ister, onların yeryüzüne inmesini niyaz eder.Duada esas olan, kulun Allah’a muhtaç olduğunu, O’ndan başka çaresi olmadığını bilmesidir. Zaten en çok kabul edilmeye yakın olan da bu tür dualardır. Yani çok zor bir d... Devamı

Bir Ders

2009-03-05 09:38:00

Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı. Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu. Nihayet zil çaldı. Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor, bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu. Öğretmeni, onun bu halini fark etti:- Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin? Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:- Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim.- Peki, dedi öğretmeni. Ne söyleyeceksin bakalım?- Ahmet arkadaşımız var ya…- Evet, ne olmuş Ahmet'e?- Durumları pek iyi değil galiba. Annesi, beslenme çantasına pekiyi şeyler koymuyor.- Eee?- Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettiğimi bilirse üzülür. Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz? Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine koydu. Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı. Sandalyesine oturup düşündü. Ali hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla ailesinin durumu pekiyi değildi. Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve düşünceliydi. Zengin bir ailenin çocuğu değildi. Buna rağmen yardim etmek istiyordu. Üstelik yardım ettiğinin bilinmesini istemiyordu. Nurhan Öğretmen:- Dur bakalım Ali, dedi. Bildiğim kadarıyla sizin de maddî durumunuz pekiyi değil. Yanlış mı biliyorum?- Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.- Nerede çalışıyorsun?- Simit satıyorum.Nurhan Öğretmen yine durup düşünd&... Devamı

Dua

2009-03-05 09:32:00

Allah'ım!Bana dilimle değil, halimle vazetmeyi nasip eyle, Ya Rabbi!Allah'ım!Bana bir insanın elinden tutmadan önce, kalbinden tutmanın sırlarınıöğret, Ya Rabbi!Allah'ım!Okuma, öğrenme, öğrendiklerimizi uygulama aşkımızı ,salgın ve saygınbir hastalığa dönüştür, Ya Rabbi!Allah'ım!Bizleri dünlerde kaybolmaktan muhafaza eyle, yarına kalabilenlerdeneyle, Ya Rabbi!Allah'ım!Dinimizi dünyanın mehri yapmaktan, acıkınca da inançlarımızı yemektencümlemizi muhafaza eyle, Ya Rabbi!Allah'ım!Beni, beni benim önüme engel olmaktan,Beni, benim hayatımın kemirgeni olmaktan,Beni, bana yalan söylemekten muhafaza eyle, Ya Rabbi!Allah'ım!Bakışımızı ibret,Sukutumuzu hikmet,Konuşmamızı sanat ve marifete dönüştür, Ya Rabbi!Allah'ım!Boşa bakanlardan,Boşa susanlardan,Boşa konuşanlardan eyleme, Ya Rabbi!Allah'ım!Zenginlerimizi hamiyetsiz,Fakirlerimizi gayretsiz,Alimlerimizi amelsiz,İdarecilerimizi adaletsiz bırakma, Ya Rabbi!Allah'ım!Kandillerimizi hakiki kandil,Düğünlerimizi hakiki düğün,Bayramlarımızı hakiki bayram eyle Ya rabbi!Allah'ım!Cehalet, zaruret ve ihtilafa karşı açmış olduğumuz ikinci kurtuluşsavaşımızda bizleri mansur ve muzaffer eyle, Ya Rabbi!Allah'ım!Milletimizi,idarecilerimizin önüne engel olmaktan,İdarecilerimizi de milletimizin önüne engel olmaktan muhafaza eyle yaRabbi!Bizlere devlet-millet bütünlüğüne ulaşmamızı nasip eyle, Ya Rabbi!Allah'ım!İdarecilerimizin, feraset, merhamet ve basiretini,Halkımızın da hürmet, hizmet ve hamiyetini artır ya Rabbi!Allah'ım!Her sabah, güneşi üzerimize yeniden ışıklandırıp günümüzü pırıl pırılaydınlattığın gibi,Her sabah, içimizdeki güneşi de, yeni ümitler, yeni hedefler ve yeniheyecanlarla üzerimize ışıklandır,Ya Rabbi!Allah'ım!Bizlere ilim açlığı ihsan buyur Ya Rabbi!Suya,ekmeğe olan iştahımız gibi, kıyamete kadar kapanmayan ... Devamı