Müslüman şahıs mıyız? Müslüman şahsiyet miyiz?

2009-08-21 16:04:00

Müslüman şahıs mıyız? Müslüman şahsiyet miyiz?       İslam, “önce insan” der…  Her insan bir şahıstır… İşte İslam şahısa şahsiyet kazandırmak için vardır. Şahsiyeti inşa süreci yoğun bir şuurlanma ile gerçekleşir… İslam dışı öğreti ve ideolojilerin şahıslara yönelik tutumlarına baktığımızda şahıs; ya şartlandırılma yada şımartılma riski altındadır… Modern zamanların bireyi; akla, bilgiye, bilime, güce, iktidara, maddeye dayalı bir şımarma sarhoşluğuna yakalanmıştır. Modern öncesi dönemlerin insanı ise tabulara, totemlere, törelere, tağutlara şartlandırılma baskısı altında kalmıştır…  Dün “Nefsini öldür” söylemi ile mistik ve silik bir yaşamın sömürülmeye hazır nesnesi iken, gün geldi bu defa “kendini özgürleştir” sloganı ile sınır ve sorunluluk tanımayan, kendi başına buyruk bir mecraya savruldu… İnsanoğlu “öldür”le, “özgürleştir” arasında yaşanan gel-gitlerden kurtulup bir türlü olgunlaşamadı… İşte bu noktada İslam insanın elinden tuttu: “Ol” dedi…  Yine dünün mankurtlaştırılan insanı, bugün kurtlaştırılıyor. İslam’ın insana çağrısı ise tüm zamanlarda kardeşleşmek üzerine oluyordu…  Gerek bireyi putlaştıran modern çağ, gerekse kişiyi köleleştiren kadim çağ insana zulmediyor. Fıtratı zorluyor, hilkati bozuyor… İnsanın insan olma ve insan kalma süreci erteleniyor…  Zaten bu çağın en büyük günahı; duyarsız, değersiz, dertsiz, gayesiz, ruhsuz, kimliksiz, kişiliksiz yığınlar yetiştirmesidir…  Evet, hedefsiz kitleler, duyarsız kalabalıklar anlamsızlığın girdabında çırpınıp duruyorlar&helli... Devamı

Kuran neden arapça?

2009-03-20 10:24:00

 Ateist yazar, (Diğer milletler kendi kulu değil mi de, Tanrı Kur’anı Arapça indirdi) diyor. CEVAPEğer Kur’an İngilizce olarak inseydi, aynı bozuk mantıkla, (Diğer milletler kendi kulu değil mi de, Tanrı Kur’anı İngilizce indirdi) diyecekti. Maksadı yanlış bulmak olduktan sonra her şeyi tenkit eder. Yusuf suresinin, (Biz Kur’anı Arapça olarak indirdik, umulur ki, siz onu anlarsınız) mealindeki 2. âyet-i kerimesi, tefsirlerde özet olarak şöyle açıklanıyor:Biz Kur’an-ı kerimi herhangi bir lisan ile değil, en geniş, en açık, en âhenktar olan Arap lügâtı üzere indirdik. Eğer akıllıca düşünürseniz, bu Kitabın ulviyetini, kendisinin bir şaheser, hükümlerinin, tesirli sözlerinin, bütün insanlığa hitap ettiğini, müslüman olmayı en büyük bir vazife, en yüksek bir saadet telakki edersiniz.Ey Araplar, Kur’an-ı kerim, sizin lisanınızla indi. Bugüne kadar birçok edebiyatçının, şairin sözünü dinlediniz. Hiçbirisine benzemiyor. Bunun insan sözü olmadığını, İlahi bir kelam olduğunu düşünürseniz, anlarsınız.Demek ki âyetteki anlamak, bunun ilahi kelam olduğunu anlamaktır. Yoksa ahkamını anlamak değildir. Eğer öyle olsaydı, (Ey Resulüm, Kur’an-ı kerimi insanlara açıklaman için indirdik) mealindeki âyet-i kerimeye zıt olurdu. (Nahl 44)Eğer Yunanca olsaydıFussilet suresinin, (Eğer biz Kur’an-ı kerimi yabancı bir dilde okunan bir kitap kılsaydık. Diyeceklerdi ki, âyetleri tafsilatlı şekilde açıklanmalıydı. Muhatapları Arap olduğu halde, Arapça olmayan bir kitap mı geldi) mealindeki 44. âyet-i kerimesinin tefsirlerdeki açıklaması da şöyledir:Kur’an-ı kerim [İbranice, Yunanca falan değil] sizin lisanınızda, yani Arapça’dır. Siz Arap olduğunuza gör... Devamı

Namaz Kılmayanın 15 Sıkıntısı ...

2009-03-20 10:23:00

“Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:(Namazı özürsüz kılmayan kimseye, ALLAHü teâlâ onbeş sıkıntı verir.Bunlardan altısı dünyada, üçü ölüm zamanında, üçü kabirde, üçü kabirdenkalkarkendir.Dünyada olan altı azap: Dünyada çekeceği azaplar: 1- Namaz kılmayanın ömründe bereket olmaz.2- ALLAHü teâlânın sevdiği kimselerin güzelliği, sevimliliği kendine kalmaz.3- Hiçbir iyiliğine sevap verilmez.4- Duâları kabûl olmaz.5- Onu kimse sevmez.6- Müslümanların birbirlerine yaptıkları iyi duâlarının buna fâidesi olmaz. Ölürken çekeceği azaplar: 1- Zelîl, kötü, çirkin can verir.2- Aç olarak ölür.3- Çok su içse de, susuzluk acısı ile ölür.Mezarda çekeceği acılar: 1- Kabir onu sıkar. Kemikleri birbirine geçer.2- Kabri Cehennem ateşi ile doldurulur. Gece, gündüz onu yakar.Cehennem ateşi dünya ateşine benzemez.3- ALLAHü teâlâ, kabrine çok büyük yılan gönderir. Dünya yılanlarınabenzemez. Hergün, her namaz vaktinde onu sokar. Bir an bırakmaz.Kıyâmette çekeceği azaplar: 1- Cehenneme sürükleyen azap melekleri yanından ayrılmaz.2- ALLAHü teâlâ, onu kızgın olarak karşılar.3- Hesâbı çok çetin olup, Cehenneme atılır.)Namaz kılmayanın ömründe, bereket olmaz. Ömründe, hayır ve menfaatgörmez. Ömrü çeşitli hastalıklarla, sıkıntılarla geçer. Ma’nevî huzûruolmaz. Sahip olduğu dünyalıklar onu rûhî sıkıntıdan kurtaramaz    Ey Rabbimiz! Senden; Senin sevmeni, Senin sevdiklerinin sevgisini ve bizi Senin sevgine ulaştıracak amellerin sevgisini dileriz. Senden tertemiz bir hayat, dosdoğru bir ... Devamı

Avusturalyalı bir gencin müslüman oluşu (video)

2009-03-20 10:22:00

http://www.dailymotion.com/swf/x8olvg Devamı

Dua

2009-03-19 09:21:00

Yorgunum Allah’ım...Karanlıklarımdan kurtuluşumu, başka kapılarda aramaktan yorgun düşmüşüm. Çıkmaz sokaklarda çıkmazlara atmışım kendimi, şimdi senin kapına yöneldim…Yönlendir kendine  Allah’ım...! Kayboldum Allah’ım…Senin ışığından uzaklaştığım her bir adımda kaybettim kendimi… Kendimi kaybettikçe güçsüzleştim, güçsüzleştikçe yeni yeni tuzaklar hazırladım kendime…Kurtar beni tuzaklarımdan Allah’ım, kurtar beni tuzaklardan!… Korkuyorum Allah’ım…Mutsuz olan kendimden, parçalanmış benliğimden, can yakıcı boşluklarımdan, içimdeki fırtınalarda boğulmaktan korkuyorum…. Koru beni kendimden Allah’ım, kurtar beni nefsimden...!… Utanıyorum Allah ‘ım…Bana hediye ettiğin varlığımı tükettiğim için, bana bağışladığın yaşamın hakkını veremediğim için, sana kul olamadığım için utanıyorum Allah’ım… Beni benden temizle Allah’ım! Devamı

US-US KEMİĞİ VE US US KEMİĞİNİN ÖNEMİ

2009-03-19 09:20:00

Gavs (K.S.A.) bir sohbetlerinde buyurdular ki:  Bir zamanlar bir ağa varmış. Dokuz - on günlük mesafedeki bir şeyhi ziyaret edip duasını almayı murad etmiş ve kalkıp yola koyulmuş. Nihayet şeyhin huzuruna varmış.Kendini takdim ederek ben falan memleketten falan ağayım. Duanızı almak için huzurunuza geldim. Lütfen bana dua ediniz, diyerek dua talebinde bulunmuş. Şeyh cevaben, “Allah canını alsın. Allah seni dünya yüzünde bırakmasın. Tez canını alsın ki, çabuk nail olup gidesin” diyor. Ağa şaşırıyor. “Efendim, ben buralara kadar duanızı almak için geldim. Sen ise bana beddua ediyorsun” diyor. Şeyh: “Hayır, hayır oğul, ben sana beddua etmiyorum. Sana dua ediyorum. Senin dünyada kalışın zararınadır. Dünyada kaldığın müddetçe zulüm ve hakaretine devam edeceksin. Onun için benim sana söylediklerim aslında sana dua mahiyetindedir. Sen de benden dua talep etmiyor muydun? Senin dünyada fazla kalıp günahını çoğaltarak, kıyamette perişan olmanı istemediğimden sana bu duada bulundum” buyuruyor.Evet işin aslı böyledir, insan dünyada çok kalıp da Allah’ın maşım tahsil için az çalışırsa, böyle kimsenin kalmasından ise gitmesi daha iyidir. Rabbü’l-Âlemîn insanı dünyaya, âhiret için çalışıp büyük menfaatler temin etsin diye göndermiş. Onun için de âhirette büyük mükâfatlar hazırlamış insanlara. Cenneti hazırlamış, Cemalüllah’ı hazırlamış insana. Dünyaya da insanı, bunlarıkazanabilmek için göndermiş. Rabbü’l-Âlemîn dünyayı, (emrine muhalefet edilsin, namaz kılınmasın, zulüm edilsin, haram mal yenilsin) diye yaratmamıştır. Keyf ve sefa sürülsün diye de dünyayı halk etmemiştir. Eğer dünyayı keyif ve sefa için hal... Devamı

Uykunuzu ibadete çevirin

2009-03-19 09:19:01

Insan yaratilisi geregi gunduz calismakta ve yorulmakta; gece isedinlenmek icin uyumaktadir. Bunyemiz gece uykusuna muhtactir.Kur'an'da Cenab-i Hak, "Uykunuzu dinlenme vakti kildik" (Nebe', 78/6-16) ayetiyle bu nimete ve bu beseri ihtiyaca isaret eder. Gunde en az alti saat uyuyan bir insan, omrunun en az dortte biriniuyku ile geciriyor demektir. Ki, kucuk bir rakam degildir. Geneldebizlerin de icinde bulundugu cogunluk 8-10 saat arasinda uyumaktayiz.60 sene yasayan bir insan icin uykulu gecirdigi vakit yaklasik 22senedir. Hayatimizda boylesine onemli bir yere sahip olan uykuyasunnet-i seniyye gozetilerek girilirse, uykumuza--insaallah--ibadetmahiyeti kazandirmamiz mumkun olacaktir. Yatma esnasinda uymamiz tavsiye edilen sunnet-i seniyyeler: Yatagaabdestli girmek, sag yani uzerine yatmak ve yatarken "Euzu-Besmele"cekerek dua okumaktir. Bera' bin Azib (Radıyallahu Anh) bildirmistir: Peygamber Efendimiz (Aleyhisselatu Vesselam) buyurduki: "Yataga vardiginda once namaz abdesti gibi abdest al. Sonra sagtarafina uzan ve su duayi oku: "Allah'im, nefsimi Sana teslim ettim.Yuzumu Sana cevirdim. Isimi Sana biraktim. Sirtimi Sana dayadim.Senden hem rahmetini umuyorum, hem korkuyorum. Senden siginacagim ve kurtulus bulacagim yer, Senden baskasi degildir. Indirdigin kitabina inandim. Gonderdigin Peygamberine iman ettim." Eger o gece olecek olursan, Islam fitrati uzerine olmus olursun. Bu sozleri, yatarken soyledigin sozlerin sonuncusu kil." Hazret-i Aise (Radıyallahu Anha) bildirmistir: Nebiyy-i Ekrem Efendimiz (Aleyhisselatu Vesselam) hergece yataga girdigi zaman iki elini birlestirerek, "Kul huva'llahuEhad", "Kul Euzu Birabbi'l-Felak" ve "Kul Euzu Birabbi'n-Nas"surelerini okur ve ellerine nefes verirdi. Sonra iki eliylevucudundan yetistigi yerleri; basini, yuzunu, vucudunun onunu,arkasini sivazlar ve meshederdi. Bunu uc defa tekrarlardi." Amr bin Hureys (Radıyallahu Anh) anlatmistir: Resulullah Efendimiz (Aleyhisselatu Vesselam) buyurduki: "Temiz ve a... Devamı

Ümit kesenlerden olmayın

2009-03-19 09:19:00

İnsan hayatı boyunca pekçok zorluklar, engellerle ve sıkıntılarla karşılaşır. Bir güzelliğe ulaşmak, bir hedefini gerçekleştirmek ya da belli bir yere gelebilmek her zaman kolay olmaz.  Genellikle çok ciddi bir çaba sarf etmesi, gayret göstererek bazı zorlukları aşması, fedakarlıklarda bulunması, vaktini harcaması, yani halk arasında kullanılan deyimiyle kendinden birşeyler vermesi gerekmektedir.  Tabi burada önemli olan şey insanın karşısına çıkan tüm bu zorluklar ve engeller karşısında göstereceği güzel ahlak, dirayet ve tavır bütünlüğüdür.  Zorluklar karşısında göstereceği tavır insanın samimiyetini de ortaya çıkaracak, taklidi bir güzel ahlak gösterip göstermediği de anlaşılacaktır. Çünkü zorluklar insanın yaptığı işteki kararlılığını, gerçekten bu işe inanıp inanmadığını da ortaya çıkarır.  İnsanlar zor anlardaki tavırlarına göre ikiye ayrılırlar. Bunlardan birinci grup Allah'ın varlığını inkar eden ve dünya hayatının koşuşturması içine dalanlardır ki, bu insanlar herhangi bir zorlukla, sıkıntıyla, fiziksel ya da manevi bir baskıyla karşılaştıklarında bir anda saldırganlaşıp, hiç beklenmedik tavırlar gösterirler, isyankar bir ruh haline girer abartılı tepkiler verebilirler.  Zorluklar inkarcılarda çok büyük bir ümitsizliğe neden olur. Bu ümitsizlik tüm faaliyetlerini engeller, şevk ve heyecanlarını kırar, çok büyük bir yılgınlık meydana getirir. Her zorluğu bir bela olarak görür, bu nedenle de olgun ve itidalli bir tavır gösteremezler. Oysa iman edenler ne kadar büyük zorluklarla karşılaşırlarsa karşılaşsınlar çok güzel bir olgunluk, vakar, itidal, metanet ve dirayetle karşılık verirler. Asaletlerinden ve saygınlıklarından hiçbir şekilde taviz vermezler.  Zorluk... Devamı

Allah'a iltica ederek yaşamak

2009-03-19 09:18:00

İnsanlığın yegâne dini olan İslâm, insanı, daha bu dünya hayatında iken, hiç kimsenin müdahalesine ve tasarrufuna gerek bırakmadan Allah (azze ve celle) ile yüzleştirir ve ona, yaşamların en güzelini armağan eder. Bu yüce dinde hayat, ilahi çağrıya olumlu cevap vermek ve Allah`a iltica ile başlar ve o ilticanın gereği yerine getirilerek devam eder. Allah`a iltica etmemiş olanlar henüz yaşam düzeyine çıkmamış sayılır. Bu yaşam tarzına ilk adım, bilinçli olarak şer üreten bütün kötücül güçler (şeytanlar) ve onlara dair her şeyden kaçıp Allah`a sığınmakla atılır. Bu adım, insanı, hayatın ilahi rahmet alanına müdahil eder ve orada yepyeni bir hayatla buluşmasına neden olur. İltica (sığınma) olgusu derinleştikçe ya da iman arttıkça insanın afakî ve enfusi düşünce boyutları da derinleşir ve hayata dair bambaşka kazanımlar elde edilir. İşte bu özlü ve gerçekçi yaşamın adı İslâm’dır. İslâm, hayatın gerçek olanıyla buluşmanın ve bütün kötülüklerden uzak kalmanın adıdır. İnsan, şu ya da bu vesileyle, herhangi bir şekilde, yaratılışı gereği olmaları / bulunmaları gerekli olan yerden (ilahi rahmet ortamından) ayrılıp, asla bulunmamaları gerekli olan yerlere (ilahi gazap ortamlarına) gitmekte/ gidebilmektedirler. Bu gidişlerde iç ve dış etkenler önemli rol oynamaktadır. İç etkenlerden maksat, insanın bizzat kendi düşünce ve tasavvur dünyasıdır; dış etkenlerden maksat da, o iç dünyayı gıdıklayan ve kışkırtan tüm harici (zihin dışı) varlıklar, olaylar, olgular, kişiler ve nesnelerdir. Aslında `insan imtihanı` denilen şey de tam bu noktada karşımıza çıkmaktadır. Bu imtihan, insanın dâhili ve harici etkenleri olumlu ve olumsuz / lehinde ve aleyhinde kullanma becerisinden ibarettir. Olumlu ku... Devamı

Dua

2009-03-18 08:51:00

ALLAH'IM!Güçlülerin yüzüne gerçeği söylemek, zayıfların alkışını ve sevgisini kazanmak ve yalan söylememek için bana yardım et.Eğer bana para verirsen, mutluluğumu alma.Eğer bana güçler verirsen muhakeme yeteneğimden,Eğer başarı verirsen, alçak gönüllüğümdenEğer bana alçak gönüllüğü verirsen, beni saygınlığımdan yoksun bırakma. Görünenin diğer yüzünü tanımama yardım et. Benim düşüncelerime katılmıyorlar diye bana karşı olanları hainlikle suçlayarak, onların karşısında suçlu duruma düşmeme izin verme.Kendimi sever gibi diğerlerini de sevmeyi ve diğerlerini yargılıyormuş gibi kendimi de yargılamayı öğret bana.Başarılı olduğumda sarhoşluğuma izin verme.Başarısızlığın, başarının öncesindeki bir deneme olduğunu hatırlamamı sağla.Hoşgörünün, güçlerin en büyüğü olduğunu ve intikam arzusunun zayıflığın ilk görünüşü olduğunu öğret bana.Eğer beni paradan yoksun bırakırsan, bana umudu ve eğer beni başarıdan yoksun bırakırsan, başarısızlığı yenebilmek için irade gücünü bırak.Eğer beni sağlık bağışından yoksun bırakırsan, inancın lütfunu bırak.Eğer insanlara zarar verirsem, özür dileme gücünü ver bana.Ve eğer insanlar bana zarar verirse, affetme ve merhamet gücü ver bana.Allah'ım! Eğer ben seni unutursam, sen beni unutma.Amin!.. Devamı

La İlahe İllallah Sözü Ne Zaman Fayda Verir?

2009-03-18 08:50:01

“La ilahe illallah” ın fayda verebilmesi için söyleyen kimsenin bu kelimenin manasını bilip, bu mana gereğince amel etmesi gerekir.Bazı insanlar birtakım naslardan delil getirerek “La ilahe illallah” ın sadece telaffuz edilen bir sözden ibaret olduğunu iddia ediyorlar. Şeyh Süleyman b. Abdullah bu iddiaya şu şekilde cevap veriyor: İtban’dan (r.a.) Rasulullah (s.a.v.) şöyle dedi: “Allah kendi rızasını kazanmak için ‘La ilahe illallah’ diyen kimseye Cehennemi haram kıldı.” (Buhari, Rikaak: 6; İstitabe: 9; Müslim, İman: 47; Tirmizi, İman: 17; Ahmed b. Hanbel, Müsned: 4/44.) Muaz b. Cebel (r.a.) binek üzerinde yolculukta Allah Rasulü’ne (s.a.v.) arkadaşlık ettiğinde Nebi(s.a.v.) ona: “Ya Muaz!” diye nida etti. Muaz b. Cebel: “Buyur Ya Rasulullah! Hazırım” dedi. Rasulullah (s.a.v.): “Allah, Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığına ve Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna şehadet eden her kula muhakkak ateşi (Cehennemi) haram kılmıştır.” (Buhari, Cihad: 46; Rikaak: 36; Müslim, İman: 49.) Ubade b.Samit’den (r.a.) Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her kim La ilahe illallah ve enne Muhammedun Rasulullah şehadetini getirirse Allah ona ateşi (Cehennemi) haram eder.” (Buhari, Enbiya: 47; Tefsir: 5/17; Müslim, İman: 46; Tirmizi, Kıyame: 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned: 2/436, 5/292.) Ebu Hureyre Rasulullah (s.a.v.)’tan şöyle buyurdu: “Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığına ve benim de Allah’ın Rasulü olduğuma şehadet ederim. Her kim hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın bu iki kelimeyle Allah’ın huzuruna çıkarsa Cennet’e girer. (Müslim, İman: 10.) Rasulullah’ın (s.a.v.) “La ilahe illallah diyen kimse ateşe (cehenneme) girmez” (Buhari, İlim: 105; Müslim, İman: 10.)  hadisi... Devamı

Ateist ve ayı

2009-03-18 08:50:00

Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyor Evrim ne güzellikler yaratıyor! diye düşünüp mest oluyormuş, Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış.Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışında ayının daha hızlı olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki bir dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış, tam vurmaya hazırlanırken adam 'Allahım! diye bağırmış.  Bir anda zaman durmuş ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış.Çok derinden gelen ilahi bir ses adama; 'Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın,sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?' demiş.Adam utanç içinde: 'Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık,ama hiç olmazsa ayıyı dindar yapabilir misin?' demiş. 'Peki' diye karşılıkvermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış her şey eski haline dönmüş.Ayı iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış;'Allahım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun bana verdiğin nimetlere...' Devamı

Musa Peygamberin Kızıl Denizi geçerken okuduğu dua

2009-03-18 08:49:00

Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki: "Musa Peygamberin Kızıl Denizi geçerken okuduğu dua şudur: Allahümme 'leke'l-hamdü. Ve ileyke'l-müşteka ve ente'l-müsteanü. Ve la havle vela kuvvete illa billahi'l-aliyyi'l-azim." (Allahım! Her türlü hamd sana mahsustur. Sıkıntılar sana sunulur. Yardım senden dilenir. Güç ve kuvvet ancak büyük ve yüce olan Allah'tandır.)" Devamı

Ayıplara sağır olmak

2009-03-18 08:48:01

Hatem bin Yusuf, Belh'de doğmuşve miladi 852 yılında vefat etmiştir.Hatemi Esam diye anılmaktadır. Esam sağır demektir. Bu lakaplaanılmasına şu hadise sebep olmuştur:Kendisi kundura tamirciliği yapmaktaydı. Bir gün dükkanınaayakkabısını tamir için gelen bir kadın, kazayla yellendi. Utancından yerin dibine girecek şekle geldi. Hatem ayakkabısını tamiredince, kadın fiyatını sordu. Hatem, kadının hatasını anlamamış gibidavranarak:-Kadın, yüksek sesle konuş, duyamıyorum! diyerek sağır gibi davrandı.Kadın, o kadar rahat bir nefes aldı ki, yeniden doğmuş gibi oldu.Ve ondan sonra o kadının ölümüne kadar tam kırk yıl Hatem herkesesağır gibi davrandı. Bu yüzden kendisine " Esam " (sağır) denildi.Bir kimsenin ayıbını görüp, kılma zinhar aşikarGünde yüzbin aybın örter iken ol Cenab-ı Perverdigar (Perverdigar:Bütün mahlukatı besleyen ve yetiştiren)"Hani kerem, hani ayıb örtücülük, hani haya?Binlerce ayıb örterdivEnbiya vu Evliya"Lokman Hekim'in yüzük taşında şöyle yazılı idi:"Gördüğünü gizlemek, şüphe ettiğini açıklamaktan daha güzeldir." Devamı

Ezanı dinledim de

2009-03-18 08:48:00

Okunan ezan; "Allah en büyüktür, Şahadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur, şehadet ederim ki Muhammed O'nun resuludur, Haydi namaza, haydi kurtuluşa, Allah en büyüktür, O'ndan başka ilah yoktur." diye günde 5 defa gerçeği tekrarlayıp Allah'a davet ediyor. Onu ne zamandır böyle dinlememiştim. Hani insan çabuk alışırya ve alıştığının kıymetini de bilemez hale gelirya, ya da sıradanlaştırırya bazı nimetleri; sanki öyle bir hal çökmüş üzerime de "sadece giren namaz vaktinin habercisiymiş "gibi bir dinleyişle dinlermişim ne zamandır.  Gün içinde birçok seçimler arasında gidip geliriz. Onu mu yapsam, bunu mu? Hangi duygum hakim olsa bugün davranışlarıma? ....Yine sıradanlaşmış birçok kalıpla, düşünmeden davranır, konuşur birşekilde bir günü daha geçirmiş oluruz. Zaman zaten dur desek de durmuyor, o bize bakmadan geçiyor. Geçiyor geçmesine de biz onu ne kadar değerlendirebiliyoruz? Bir defa yaşanacak anlardan ibaret zamanı, günde beş defa bölüp gerçeği haykıran, hatırlatan bu sesle okumak ve değerlendirmek ne güzel olur ve huzur dolu, bereketli anlar yumağı olmaz mı? Yeter ki kalıplardan sıyrılıp, yürekle dinleyebilsek:  "O kadar üzülme, düşünme Allah'tan büyük hiçbirşey yok ve O'ndan başka ilah'da yok. Herşey O'nun, herşeyin tek sahibi O, ne üzül, ne şımar, dönüp dolanıp O'nun huzurunda toplanacaksınız. Hani senin masal gibi dinlediğin Muhammed (sav) varya, O. Allah'ın Resulu, yani elçisi; hani hep bir yolgösterici ararsınya, işte o aradığın O. Haydi şimdi namaza, kurtuluşa gel. Rabbinin huzurunda dikil, ruku et, secde et; kulluğunu O'na sun, O'na sığın, O'ndan iste, O'ndan ala dost, O'ndan ala kurtarıcı bulamazsın. Seni huzuruna davet ediyor. Miraca çıkmak ve&nb... Devamı