SAFER AYI

2012-12-19 11:16:00

  SELAM AYETLERİNİN İNCELİKLERİNDEN Davd-u Antaki, "Tezkire" isimli eserinde buyurmuşturki: Gökten inen bütün belalar safer ayının son çarşambasında iner. Bundan dolayı o gün insanlar üzerine çok zor gelir. İşte o gün selam ayetlerini okuyan, bir daha seneye kadar selamette olur. O ayetler de şunlardır: Safer ayı namazı: Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi gece yarısından sonra, yeryüzüne nazil olacak (inecek ) belâlardan biiznillahi tealâ muhafaza olmak için sabah namazından evvel (teheccüd vakti, imsak öncesi) dört rek´at nafile namaz kılıp birinci rek´aktda Fatiha dan sonra onyedi kevser suresi, ikinci rek´atda Fatiha dan sonra beş ihlas-ı şerif, üçüncüde Fatiha´dan sonra bir Felak suresi dördüncüde bir Nas suresi okuyup selam verilip dua edilecektir. Aynen Safer ayının son çarşambasının gecesi veya gündüzü iki rek' at namaz kılıp, birinci ve ikinci rek'at da Fatiha' dan sonra onbir İhlas-ı şerif okunacak, namazdan sonra yedi defa istiğfar edip, el kaldırıp onbir defa Salat-ı Münciye ve sonralarında:انك على كل شىء قدير okunacaktır. Safer ayi duaları * İslâmî ayların ikincisidir. Bu ayda her gün: "Allâhümme bâriklenâ fî ؛ehrissafer. Vahtim lenâ bisse-âdeti vezzafer" duâsı okunur. * İlk اar؛amba gecesi, imsaktan evvel dِrt rek'at nafile namaz kılınır. Sonra duâ okunur. * Son اar؛amba gecesi veya gündüzünde iki rek'at namaz kılınır. Sonra duâ okunur. * Selâm âyetleri, Safer ayı boyunca her gün en az birer defa okunur. * Yine Safer ayı ile ilgili duâ, Safer ayı boyunca her gün en az bir defa muhafaza iç... Devamı

Sevgililer Günü

2008-02-15 11:45:00

Devamı

VESVESE

2007-08-22 08:53:00

Modern psikolojinin her birine ayrı teşhis ve tanımlar bulduğu fobi, takıntı, şizofreni, paranoya vb. gibi kavramların tümü dini literatürde “vesvese” ve “evham” ile izah edilirdi. Hepsi de birbirinden farklı olan psikolojik durumları tek bir terimle ifade etmek elbette sıkıntı doğurur. Fakat bu sıkıntı “vesvese”ye verilen farklı tariflerle fazlasıyla aşılmıştı. Bu tariflerin her biri, vesvesenin farklı bir türüne karşılık sayılabilirdi. Vesvese, konuluşu itibarıyla doğal bir kelime. “Nefsin ya da şeytanın fiskosu, fıs-fıs-fıs diye üflemesinden” yola çıkılarak türetilmişti. Daha kolay anlaşılması için vesveseyi şöyle tanımlayabiliriz: Gözün ardında ve beynin önünde sinema perdesi gibi bir perde gerili olduğunu düşünün. Bu perdede ayartıcı güdülerin baskısındaki bilinçaltı, ya da dışardan ve içerden bilincimiz üzerinde baskı kurmaya ve ruhun bilinç üzerindeki etkisini yok edip orada hüküm yürütmeye çalışan her tür şeytani güç film oynatır. Eğer şeytani güçlerin filminin seyircisi olursanız, onlar oynatmaktan usanmaz. Siyah-beyaz, renkli, üç boyutlu… Avantür, romantik, korku, şiddet, cinsellik sömürüsü içeren filmler… Şeytanın arşivi çok geniş. Kur’an’ın buyurduğu gibi “önlerden, arkalardan, sağlardan, sollardan gelerek” insanı ayartmaya çalışır. Peki, insan üzerinde bir gücü var mı? Kur’an defaatle “asla” diyor. Rabbimizin dilinden “Senin benim kullarım üzerinde etkili bir otoriten (sultân) yoktur”. Peki, şeytan ve tüm şeytansılar bu gücü nereden alıyor? Vesvese verdiği insanın kendisinden. Yani mağdurdan. İradenizde oluşacak her zaaf, şeytanın ve nefsin gücüne dönüşür. Siz adeta iradenizden şeytana ve nefse transfer yaparsınız, o da sizden aldığını size karşı kullanır. Unutmayın: Seyircisi olmayan oyun uzun süre devam etmez. Eğer siz onun seyircisi olmayı ısrarla sürdürürseniz, o zengin galerisinden sizin için, sizin zaaflarınıza, eğilimlerinize, çürük y... Devamı

TUVALATE GİRERKEN OKUNACAK DUALAR

2007-08-20 13:41:01

TUVALETE GİRERKEN; Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) de tuvalete girerken duâ okumuş, habis varlıkların şerrinden Allah 'a sığınmıştır. Efendimiz'in tuvalete girerken okuduğu duâ şöyledir. "Bismillâh. Allah ümme innî eûzü bike mine'l-hubsi ve'l-habâis." "Bismillâh. Allah 'ım, hususi ve umumi bütün kötülükleri bünyesinde toplayan habislerden sana sığınırım." TUVALETTEN ÇIKARKEN; Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) tuvaletten çıkarken şu duâyı okuyarak çıkardı: "Elhamdü lillâhillezî ezhebe anni'l-ezâ ve âfânî..." "Bana rahatsızlık veren şeyleri giderip, sıhhat ve afiyet hibe eden Allah 'a hamd olsun." Efendimiz tuvalet çıkışında bazan da "Gufrâneke yâ Rab" der, böyle rahatlama nimetleri karşısında İlâhî lûtfa teşekkür ederdi. Devamı

Kul Hakkından da Ağır Olan Gıybet!..

2007-08-20 09:43:00

Bir komşu veya bir dostla konuşup ayrıldıktan sonra arkamızdan konuşmadığından emin olamıyorsak durum kötü demektir. Böyle dostlukta ne muhabbet gelişmesi olur, ne de itimat duyma hissi kalır. Çünkü arkasından konuşulduğunu düşünen insan, dostlarını hep tereddütle karşılar: -Kim bilir neler söylüyorlar arkamdan?!. şüphesi içini kemirip durur. Bu da komşuluk ve dostluk hissini parçalayan bir şüphecilik halini alır. Bundan olacak ki Hazret-i Kur'an, kardeşinin arkasından konuşup gıybetini yapmayı, o kardeşinin etini yemeye benzeterek ayıplamış, söylediği doğru bile olsa gıybetçiliği kesinkes yasaklamıştır. Ancak, ihtiyaç halinde, doğru bilgiye gerek duyulması durumunda, bilinen gerçek ne ise o bilgiyi doğru vermekte mahzur söz konusu olmamıştır. Böyle bir tanıtıma gerek yokken aleyhtarlık yapıp birinin zaafını, kusurunu nazara vermek, ona olan ilgiyi, hüsnü zannı yok etmek ne kardeşliğe yakışır, ne de samimi bir dostluk ve komşuluğa. İsterseniz dostluğu düşmanlığa çeviren gıybetin, kul hakkından da ağır sonucunu anlatan Süfyan bin Uyeyne'den bir yorum arz edeyim sizlere de, hep birlikte ibretle okuyup hayretle tefekkür edelim gıybetin kul hakkından da ağır sonucunu... Bakalım, dört yaşında Kur'an-ı Kerim'i ezberleyen, elliden fazla yürüyerek hacca giden, İmam-ı Şafii gibi zatlara hocalık eden Kufe'nin büyük alimi Süfyan bin Uyeyne, gıybet olayının ağırlığını nasıl açıklıyor bizlere görelim. İkinci hicret asrının büyük alim ve mutasavvıfı diyor ki: - İnsanın üzerindeki hakların en büyüğü şüphesiz ki kul hakkıdır. Kul hakkı şehitlerden bile affolmaz. Hak sahibiyle bizzat helalleşmedikçe... Bu sebeple üzerinde kul hakkı olan kimse bunu ödemek için hak sahibiyle buluşup mutlaka helalleşecektir. Şayet hak sahibi hayatta değilse mirasçılarına gidecek, hakkı mirasçıya ödeyecek, böylece kul hakkından kurtulması mümkün olacaktır... Ancak gıybetini yaptığı tanıdığının hakkını böyle ödeyemeyecektir. İnsan gıybetini yaptığı kimsenin mirasçısına varıp da akraba... Devamı

Katran lekesi

2007-08-16 17:26:01

Aziz Üstadımın aziz hatırası olarak dimdik ayakta duran Barla''daki çam vekatran ağaçları Ramazan ayının son günü yani 26 Aralık''ta meçhul faillertarafından kesilmiş. 40 yıl önce mezar soygunculuğu yapan sırtlan soylu,zifiri zihniyetli katran karası kalpli Nebbaşların, ebter fikirli Ebu Cehillerinnesebi gayr-i sahih kalıntıları da tarihe kara bir leke olarak geçecek utançverici bir şenaati icra ettiler. İflas etmiş cebr-i keyf-i küfrilerinin vedeccaliyetlerinin hıncını kalemle yenemedikleri, Üstadımın üzerinde zikir vetesbihat yaptığı korumasız iki ağaçtan çıkarmaya çalıştılar. Ne gam o ikiağaç yine yerlerine dikilir. Bir zülm-ü mütehaccir heykellerin rağmına, onlarzaten kalplere nezih masum ve mazlum olarak dikilmişlerdi.ÜstadımızınEddaî''deki kerametini, geri zekâlı harifler bilmeden yerine nasılgetirmişlerse, çam ve katran ağaçlarını kesmekle de yine kaderin kendileriiçin hükmettiği ``ebterleşme ve köklerinden sökülüp atılma" sürecininbaşladığını yine bilmeden yerine getirmişler ve mü''minleri daha bir şevkeve ümide sevk etmişlerdir. El-hak Üstadımın mezarını açıp, aziz naaşınıbilinmezliğe nakletmek Nurculuğa ne kadar zarar verebilmişse, bu ikiağacın kesilmesi de onun binde biri kadar zarar verir. Yani, yolcu yolunadevam eder.Resulullah Efendimizin (asm) hükümdarlara mektupgönderdiği herkesce bilinir. Ve yine bilinir ki bu hükümdarlar içinde SasanîKralı İran Kisrası Perviz, A''raf Sûresi 158. âyetin kendisine yazıldığınamçe-i Peygamberîyi parça parça etmiştir. Bunun üzerine Resulullahın``Ya Rab nasıl mektubumu paraladı, sen de onu ve mülkünü parça parçaet" diye beddua etmesi üzerine Perviz, oğlu Şirviye tarafından hançerleparçalanmıştır. Bilahare Sasanî İmparatorluğu da Sad b. Ebi Vakkastarafından parça parça edildi. (Mektubat. 147)Bu olayı bilmeyenbedbahtlar, ağaçları kökünden kesmekle kendi köklerine baltavurduklarının bilincinde değillerdi herhalde? İnsanlara zulüm etmeleriyetmemiş gibi, ağaçlara da zulmetmeye başlayan ... Devamı

ÖLÜMÜN GÜZELLERİ

2007-08-16 16:57:01

Korktuğundan EminEnes Bin Malik (ra)’dan rivayet olunur ki: “Hz. Peygamber (aleyhisselatu vesselam) ölüm döşeğinde olan bir gencin yanına girdi ve ona: ‘Kendini nasıl hissediyorsun? Diye sordu. Genç cevaben: ‘Ben Allah (ın affın)ı umarım ve günahlarımdan korkarım’ dedi. Bunun üzerine Resulullah buyurdu ki: ‘Bu vakitte mü’min bir kulun kalbinde bağışlanma umudu ve günah korkusu birleşince, mutlaka Allah  Teala o kuluna dilediğini verir ve onu korktuğundan emin kılar.” (Tirmizi, Cenâiz, 11; İbn Mace, Zühd, 31)Bilinmelidir ki, evliyanın can çekişme anındaki halleri değişiktir. Bazısının üzerinde heybet hali, bazılarında ise ümid hali galip olur. Bazılarına ise o halde öyle şeyler gösterilir ki, bu hareketsizlik ve güzel bir güven içinde olmalarını gerektirir.“Amel Defterim Dürülmekte…”Ebu Muhammed el-Ceriri’nin şöyle dediği hikaye olunur: “Can çekişme halinde iken Cüneydi Bağdadi’nin (ks) yanındaydım. O gün Nevruz’a rastlayan Cuma günüydü. Cüneyd, Kur’an okumakla ve meşgul idi ve hatmini bitirmeye çalışıyordu. Ben: - Ey Cüneyd bu halde dahi Kur’an mı okuyorsun? dedim.- Kur’an okumaya benden daha layık (çok ihtiyacı olan) kim vardır? İşte ömrümün sayfası ve amel defterim dürülmekte, dedi.Cemalini Ummak…Ebu Muhammed Herevi’nin şöyle dediği hikaye olunur. Ebu Bekir eş-Şibli vefat ettiği zaman yanındaydım. Sabaha kadar şu iki beyiti okurdu:Yüzünün nuruyla evimiz aydınlık, orada lamba ihtiyaç değildir.İnsanlar deliller getirdikleri zaman, bizim delilimiz cemalini ummak olacak.Hesaba ÇekilmekBişr-i Hafi (ks) can çekişirken dediler ki ona: - Ey Bişr, sanki hayatı istiyor gibisin. Buyurdu ki: - Allah ’ın huzuruna varmak şiddetli oluyor. Bişr-i Hafi Hazretlerinin sözünden anlıyoruz ki, o ölüme; kudret ve azametiyle, Ehad ve Melik Olan Allah -u Zülcelal’in huzuruna çıkarak, hesaba çekilmek olarak bakıyordu. Efendimin Huzuruna VarıyorumDerler ki... Devamı

Kur'an-ın Hayata Sunduğu Güzellikler...

2007-08-16 11:00:01

Tüm insanlara gönderilmiş olan Kuran’ın insan hayatına sunduğu güzelliklerden haberdar mısınız? Allah ’ın tüm insanlara gönderdiği Hak Kitap’ı ne kadar tanıyorsunuz? Kuran’da insanlara, neden yaratıldıkları, ne amaçla var edildikleri, bu amaç doğrultusunda nasıl yaşamaları gerektiği, kulluk görevini ne şekilde yerine getirecekleri ve bunu yaptıkları ya da yapmadıkları takdirde kendilerini nasıl bir sonun beklediği bildirilir. İnsanlar, güzele, doğruya, temize ve ebedi mutluluğa çağrılır. Kuran, Allah ’ın kullarına bir rahmet, bir hidayet, bir rehber olarak yolladığı Hak Kitap’tır. Allah  Kuran’ın bu özelliklerini pek çok ayetinde bildirir: Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kuran) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin ‘çeşitli biçimlerde açıklaması’ ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir. (Yusuf Suresi, 111) Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici olan bir kitaptır. (Bakara Suresi, 2) Kuran, her döneme hitap eden bir kitaptır. Kuran’da insanın yaşamı boyunca ihtiyaç duyacağı ana konuların tümü mevcuttur. İbadetler, Müslümanda olması gereken ruh hali, güzel ahlak, ani durumlar ve zor anlardaki güzel tavır, bedenen ve ruhen sağlıklı yaşamanın yolları, ölüm anı, hesap gününde yaşanacak olan olaylar, ardından insanları bekleyen cennet ve cehennem, Allah ’ın kullarına gönderdiği bu kitapta yazılıdır. Kuran, hükümlerin ve güzel ahlaka dair bilgilerin yanısıra insanın tüm yaşamına yönelik tavsiyeler, işaretler içeren, çeşitli insan karakterlerini tanıtan ve bunun gibi pek çok konuda müminlere yol gösteren bir kılavuzdur. Allah  bir ayetinde Kuran’ın bu özelliğini şu şekilde vurgulamıştır: ...Biz Kitabı sana, herşeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (Nahl Suresi, 89) Kuran’a uyan ve ayetlerde bildirilen tavsiy... Devamı

Ey İçimin Huzuru Yüce Mevlam...

2007-08-15 10:59:00

Seni tarif etmekte bütün güzellikler, Rahmetinin rahmetine al bizleri, kimsenin kimseye faydası olmadığı o günde sana sığınırız. Sensin Allah  mekanım senindir. RABBiM gönlümüzü sana yönelt,gönlümüzü muhabbetinle temizle,dostluğuna kabul et,bizi bize bırakma,sen hidayetini ver,sen hidayetini vermezsen kalbimiz nasıl huzur bulur,pişmanlıklarımızı sana döndür,sen aklımızı aldanışlıklardan koru,nefsimizin aldatmacalarına kanmaktan koru kalbimizi.. Kalbimiz sana kanar Allah ım huzurunla aziz eyle kalbimizi,nefsimizin bizleri isyana uğratmasına izin verme. Biz aciziz sen KADiR sin biz çarasiziz sen EHAD sin bizler sana muhtacız sen SAMED sin... Bizler dilsiziz konuşanımız sensin bizler yokuz var eden sensin,bizler sadece senden isteriz çünkü sen en büyüksün,şahit yaz büyüklüğüne bu küçük kalplerimizi,yoklukta bırakma bizleri,karanlıkta bırakma,çirkinlikte bırakma...Göz yaşlarımıza değer veren sensin RABBiM bağışla.Kahrında hoş lutfunda hoş,sana muhtaç olmak bizim en güzel fakirliğimizdir,cennetini aç,kerem eyle sana gelen bütün yollarımızı aç MEVLAM... EY gönlümün güzeli.... Susup kendimize sakladığımız,unutup kendimizden bile sakladıklarımızı sen bilirsin,kendi kendimize yetemiyoruz,sırdaşımız sensin utandırma bizleri,gururdan azad eyle,zilletine düşürme,katında rütbelendir,iyiler arasında an,kalbimiz yanlız senin halimiz sana aşikar RABBiM...Seni çok ama çok ********* Allah  ım senin sevginden başka sevgi verme kalbimize,kalbimizi senin sevginle doldur,bizleri sensiz bırakma,senden dilemeye,senden istemeye yüzüm yok günahkarım utanıyorum,ama senden başka isticek kimsede yok,duy sesimi şaşkında olsam kerem eyle yollarını aç bizlere RABBiM.. EY en çok sevdiğim... içimin huzuru bizleri bilmediklerimizle sınama,seni bilmemiz,sana güzelce ibadet edebilmemiz için bütün yollarını aç kapatma Allah  ım...içim acıyo gönlümün güzeli,dünya ve ahirette tek istediğim sensin,senin yanında olayım kovma kapından,sen yüceler yücesisin,seni anlatmaya kelimeler yetmez RABBi... Devamı