Kadir Gecesi

2013-07-29 09:52:00

Kadir Gecesi     Kur’ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Kadir gecesinin fazîleti, üstünlüğü (bin aydan daha fazîletli, kıymetli, hayırlı olduğu), bizzât Allahü teâlâ tarafından, Kadir sûresinde açıkça bildirilmiştir.Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır:  "Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?  Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.  O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar."  (Kadir Suresi  )     Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyuruyor: "Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır."  "Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır." Müminlerin annesi Hz.Aişe (r.a.) şöyle diyor :  -Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi'ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim? Şöyle buyurdu:  - Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni. (Allah'ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.) Peygamberimiz (sav) buyuruyor: "Kadir gecesinde bir defa, Kadir sûresini okumak, (başka zamanda) Kur’ân-ı kerîmi hatmetmekten daha sevâptır. Bu gece koyun sağma müddeti kadar namaz kılmak, ibâdet etmek, bir ay her geceyi ibâdetle geçirmekten daha kıymetlidir." Bu mübarek gecede dua sünnettir. O icabet vakitlerinden birisidir. Süfyan-ı Sevrî demiştir ki, o gece dua etmek, namaz kılmaktan daha sevaptır. Kur'ân okuy... Devamı

Kadir Gecesi Alametleri

2013-07-29 09:46:00

• “Kadir Gecesi açık olur, sıcak ve soğuk değildir. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgâr yoktur. O gecenin sabahının alameti güneşin şuasız doğmasıdır.” (Taberani) Melekler tan yeri ağarıncaya kadar yeryüzünde kalırlar. Semaya ilk çıkan Cebrail (as) olur ve o güneşin ufukta belirdiği zamanda çıkar, iki kanadını gerer. Onun yeşil iki kanadı vardır. O saatten başka bunları açmaz. Böylece güneşin ışınları görünmez olur. Sonra bir meleği çağırır ve yukarı çıkarır. Meleklerin nuru ve Cebrail’in (as)iki kanadının nuru birleşir. O gün güneş sürekli kararsız haldedir. (İbn-i Kesir) • “Kadir Geces'inin emaresi onun parlak ve saf bir gece olmasıdır.  O gecede ay dolunay şeklindedir, durgundur. Hava ne sıcak, ne soğuktur. Sabaha karşı hiçbir yıldız kayması olmaz.  Ertesi sabah güneşin dosdoğru çıkması ve dolunay halindeki ay şuaları gibi olur.” (Ahmed)  • Kadir Gecesi köpek uluması duyulmaz. (Gunyet'üt Talibin) • Kadir Gecesi'nin sabahında güneş doğduğu zaman, biraz donuk doğar şuasız bir tepsi gibi çıkar.(Gunyet'üt Talibin) • Gönül sahiplerine, veli kullara, taat ehline o gece çok hayret verici şeyler meydana gelir. Bu manayı, Allah(cc) anlatılan sınıftan dilediği kullarına açar ve bu keşif, onların hallerine, kısmetlerine, Aziz Celil Allah’a yakınlık derecelerine göre olur. (Gunyet'üt Talibin) ... Devamı

SAFER AYI

2012-12-19 11:16:00

  SELAM AYETLERİNİN İNCELİKLERİNDEN Davd-u Antaki, "Tezkire" isimli eserinde buyurmuşturki: Gökten inen bütün belalar safer ayının son çarşambasında iner. Bundan dolayı o gün insanlar üzerine çok zor gelir. İşte o gün selam ayetlerini okuyan, bir daha seneye kadar selamette olur. O ayetler de şunlardır: Safer ayı namazı: Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi gece yarısından sonra, yeryüzüne nazil olacak (inecek ) belâlardan biiznillahi tealâ muhafaza olmak için sabah namazından evvel (teheccüd vakti, imsak öncesi) dört rek´at nafile namaz kılıp birinci rek´aktda Fatiha dan sonra onyedi kevser suresi, ikinci rek´atda Fatiha dan sonra beş ihlas-ı şerif, üçüncüde Fatiha´dan sonra bir Felak suresi dördüncüde bir Nas suresi okuyup selam verilip dua edilecektir. Aynen Safer ayının son çarşambasının gecesi veya gündüzü iki rek' at namaz kılıp, birinci ve ikinci rek'at da Fatiha' dan sonra onbir İhlas-ı şerif okunacak, namazdan sonra yedi defa istiğfar edip, el kaldırıp onbir defa Salat-ı Münciye ve sonralarında:انك على كل شىء قدير okunacaktır. Safer ayi duaları * İslâmî ayların ikincisidir. Bu ayda her gün: "Allâhümme bâriklenâ fî ؛ehrissafer. Vahtim lenâ bisse-âdeti vezzafer" duâsı okunur. * İlk اar؛amba gecesi, imsaktan evvel dِrt rek'at nafile namaz kılınır. Sonra duâ okunur. * Son اar؛amba gecesi veya gündüzünde iki rek'at namaz kılınır. Sonra duâ okunur. * Selâm âyetleri, Safer ayı boyunca her gün en az birer defa okunur. * Yine Safer ayı ile ilgili duâ, Safer ayı boyunca her gün en az bir defa muhafaza iç... Devamı

ilk kararı almakta özgürsün Sonrasında değil...

2012-11-20 11:04:00

    Adamın biri, bilge bir kral olmakla ün salmış olan kralın yanına gider.. Krala şunu sorar: Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var mıdır? Kral ‘Elbette’ der.. ‘Kaç bacağın var senin?’ Adam soruya şaşırarak ‘İki efendim’ der. Kral ‘Pekala, tek bacağının üstünde durabilir misin?’… ‘Elbette’ diye cevap verir adam. Kral ‘O halde hangi bacağın üstünde duracağına karar ver’. Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir. ‘Tamam’ der Kral, ‘Şimdi de öteki bacağını kaldır…’ Adam şaşırır… ‘Bu imkansız kralım’ der. ‘Gördün mü?’ der kral ‘Özgürlük budur. Sadece ilk kararı almakta özgürsün. Ondan sonrasında değil.’ Devamı

Aşûre Günü'nün 10 mucizesi

2012-11-19 09:50:00

  Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlâhî bereket ve feyzin, Rabbanî ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak bu ay, Allah'ın rahmetine mazhariyet adına önemli bir fırsat olduğu için Allah Resûlü tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.  Muharrem ayının onuncu günü olan "Aşûre günü" de, çok önemli ve bereketli bir gündür. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini artırmıştır. Aşûre Günü'nü başta oruç olmak üzere ibadet ü taatle zînetlendirmek gerekir.  Bugüne "Aşûre" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu günü olmasındandır. Büyük fıkıh âlimi Ebu'l-leys Semerandî, Aşûre isminin hikmeti olarak, o günde Cenâb-ı Hakk'ın on peygamberine on değişik ikram ve ihsanını zikreder. Buna göre:  1. Hz. Âdem'in (as) tevbesi Aşûre Günü kabul edilmiştir.  2. Hz. Nuh (as) gemisini Cûdi Dağının üzerine Aşûre Günü demirlemiştir.  3. Hz. İbrahim ateşten o gün kurtulmuştur.  4. Hz. Yakub'un (as), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.  5. Hz. Yunus (as) balığın karnından Aşûre Günü kurtulmuştur.  6. Hz. Eyyûb (as) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.  7. Hz. Yusuf, kardeşleri tarafından atıldığı kuyudan Aşûre Günü çıkarılmıştır.  8. Allah, Hz. Musa'ya (as) Aşûre Gününde bir mucize ihsan etmi... Devamı

Niyet Hizmettir

2012-09-26 16:35:00

  Belki bir gülümsemeyle başlar, hizmetin yolculuğu, kim bilir. Kapısını çarpıp çıkmış gönlü kırık bir ruha rüzgar olur; nefes olur, yüzüne dokunur o tebessüm. Bir adres sorana verilen saygılı bir cevaptır belki de, gönle işlenir gidilecek yer böylece.  Zannederiz ki, Allah’ın yolunda hizmetin çeşitleri bellidir ve zannederiz ki, hizmet yolunda kariyer gerekir. Unutur gideriz, fark etmeyiz, bir annenin diplomasız pişirdiği yemektir hizmet. Bir babanın evine ekmek götürme arzusudur kalbindeki. Evlâdın attığı adımdır okula giden, çözdüğü sorudur hizmet. Zaman gelir, her biri yerini bulur elbet. Rabbiyle şah damarından daha yakın bir muhabbete benzer bu kapının yürekteki varlığı. Ağza atılan lokma, niyetine göre değişir zevk ü sefa da olur, cevri cefa da. Gönle düşen o sihirli kelime var ya, işte odur hayata kalite getiren. “Niyettir” bizi vardığımız yerde bekleyen… Bazen bir belgesel izlenirken duyulan şaşkınlıktır hizmet. Ardından O Yüce Yaratıcının idrak ötesi mükemmelliğini keşfetmek. Çünkü an gelir, o şaşkınlık, cümle olur, başka kulaklardan içeri girer, zihinlere oturur. Ve hizmet, Yüce Yaratıcının yeryüzündeki imzalarının dillendirilmesiyle mana kazanır, bereket olur. Sevmektir hizmet… Rabbin yarattığı muhabbeti çoğaltmaktır ve çoğalmasına vesile olmaktır. Çünkü sevmek fedakârlık, sevmek dua, sevmek candır. Sevilene emektir, sevene rahmettir. İçine işleyen sıcaklıkla üşütmemektir kimseyi, kollamaktır dışarıda kalmış kimsesizleri. Sevdiğinin hizmetini kendi yoluna eklemek ve bereketlendirmektir dünyayı. Hizmet bir zincirdir, başlatan da kazanır, sona eklenen de. Ve hayat, Muhabbetin Sahibi’ne karşı hizmete dönüşür, nihayet ik... Devamı

Niyet Hizmettir

2012-09-26 16:35:00

  Belki bir gülümsemeyle başlar, hizmetin yolculuğu, kim bilir. Kapısını çarpıp çıkmış gönlü kırık bir ruha rüzgar olur; nefes olur, yüzüne dokunur o tebessüm. Bir adres sorana verilen saygılı bir cevaptır belki de, gönle işlenir gidilecek yer böylece.  Zannederiz ki, Allah’ın yolunda hizmetin çeşitleri bellidir ve zannederiz ki, hizmet yolunda kariyer gerekir. Unutur gideriz, fark etmeyiz, bir annenin diplomasız pişirdiği yemektir hizmet. Bir babanın evine ekmek götürme arzusudur kalbindeki. Evlâdın attığı adımdır okula giden, çözdüğü sorudur hizmet. Zaman gelir, her biri yerini bulur elbet. Rabbiyle şah damarından daha yakın bir muhabbete benzer bu kapının yürekteki varlığı. Ağza atılan lokma, niyetine göre değişir zevk ü sefa da olur, cevri cefa da. Gönle düşen o sihirli kelime var ya, işte odur hayata kalite getiren. “Niyettir” bizi vardığımız yerde bekleyen… Bazen bir belgesel izlenirken duyulan şaşkınlıktır hizmet. Ardından O Yüce Yaratıcının idrak ötesi mükemmelliğini keşfetmek. Çünkü an gelir, o şaşkınlık, cümle olur, başka kulaklardan içeri girer, zihinlere oturur. Ve hizmet, Yüce Yaratıcının yeryüzündeki imzalarının dillendirilmesiyle mana kazanır, bereket olur. Sevmektir hizmet… Rabbin yarattığı muhabbeti çoğaltmaktır ve çoğalmasına vesile olmaktır. Çünkü sevmek fedakârlık, sevmek dua, sevmek candır. Sevilene emektir, sevene rahmettir. İçine işleyen sıcaklıkla üşütmemektir kimseyi, kollamaktır dışarıda kalmış kimsesizleri. Sevdiğinin hizmetini kendi yoluna eklemek ve bereketlendirmektir dünyayı. Hizmet bir zincirdir, başlatan da kazanır, sona eklenen de. Ve hayat, Muhabbetin Sahibi’ne karşı hizmete dönüşür, nihayet ik... Devamı

Ya Bismillah

2012-08-27 11:52:00

Vakit namazlarını sürekli cemaatle, camide eda eden, Allah’a yürekten bağlı, çok duru gönüllü bir adam varmış.Ama evi, nehrin öbür tarafında olduğu için her vakit namazında, salla nehri geçmek epey vaktini alıyormuş.Bir gün, gittiği camide bir vaaz dinlemiş.Hoca diyormuş ki; -“Allah’a öyle inanıp öyle dayanacaksın, öyle güveneceksin ki her işin kolaylıkla hallolsun.Bismillah de gir suya! Yürü git.” diye de bir örnek vermiş. Adamcağız bunu duyunca bir sevinmiş bir sevinmiş ki."Oh! demiş.Kurtuldum artık saldan, vakit kayıplarından.Bismillah der geçerim karşıya."   ... Sevincinden içi içine sığmıyormuş.Aynı zamanda da içinden hocaya kızmaktaymış, neden şimdiye kadar söylemedi bunu diye.Dediği gibi de yapmış. Çıkmış camiiden, gelmiş nehrin kıyısına; “Bismillah” demiş ve yürümüş geçmiş.Artık karısı da kendisi de çok mutluymuş bu yüzden. Bir gün hanımı demiş ki; -“Yarın o Hocayı al gel, yemeğe! Bak o kadar iyiliği dokundu sana..” -“Olur”, demiş adam… Ertesi gün camiden çıkınca, Hocayla anlaşmışlar; eve gidecekler. Hoca; -“Bir sal bulalım!” deyince adam şaşırmış ve; -“Ne salı Hocam? Sen demedin mi Bismillah de yürü git! Ben o günden beri öyle yapıyorum. Hadi geçelim.” Hoca hayret içinde.Hatta dehşet.Neden sonra titrek yüreğiyle, melûl mahzun bakmış adama ve; - Ah! demiş.Keşke benim imanım da, seninki gibi “acaba”sız olsaydı. Ben de Senin gibi yürür giderdim.” ... Devamı

Fark etmeli insan...

2012-08-15 09:20:00

Fark etmeli insan... Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı. Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen… Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını Fark Etmeli. Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını Fark Etmeli. Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahrete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu Fark Etmeli. Henüz Bebekken “Dünya Benim!”Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların “Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İşte!” Dercesine Apaçık Kaldığını Fark Etmeli. Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli. Baskın Yeteneğini Fark Etmeli Sonra. Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini, Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini Fark Etmeli İnsan Ve Ölmeden Evvel Ölebilmeli. Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini Fark Etmeli. Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu Fark Etmeli.Ve Ona Göre Yaşamalı. Gülün Hemen Dibindeki Dikeni Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü Fark Etmeli. Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını Fark Etmeli. Eşine “Seni Çok Seviyorum!” Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü Fark Etmeli. Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini Ama Arka Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu Fark Etmeli. Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken Önünde Biriken Ekmek Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini Fark Etmeli. Annesinden Doğarken Tertemiz Teslim Aldığı Gırtlağını 60-70 Yıl Sonra Sigara Yüzünden Azrail’e Soba Borusu Gibi Teslim Etmenin Emanete Hıy... Devamı

Her Şeyde Bir Hayır Vardır

2012-08-06 11:25:00

Bir zamanlar Afrika'daki bir ülkede hüküm süren bir kral varmış. Kral, daha çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazmış. Nereye gitse onu da beraberinde götürürmüş.  Kralın bu arkadaşının ise sıra dışı bir alışkanlığı varmış. İster kendi başına gelmiş olsun,ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep  "Bunda da bir hayır var!" dermiş.  Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıkmışlar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da avlanıyormuş. Arkadaşı , tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yapmış ve kral ateş ederken tüfeği geri tepmiş, kralın başparmağı kopmuş. Durumu  gören arkadaşı her zamanki sözünü  söylemiş: "Bunda da bir hayır var!" Kral acı ve öfkeyle bağırmış:  "Bunda hayır falan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu!" Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırmış.  Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyormuş. Yamyamlar onları ele geçirip köylerine götürmüşler. Ellerini, ayaklarını bağlayıp köy meydanında yaktıkları kocaman ateşin başında toplanmışlar. Kral ve adamlarını pişirmeye hazırlanıyorlarmış ki , kabile reisi, kralın başparmağının olmadığını fark etmiş. Kabilenin, batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanlar yenmiyormuş. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlarmış. Korkuyla, kralı çözmüş, serbest bırakmışlar. Diğer adamları ise pişirip yemişler.  Kral, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini düşündükçe, onc... Devamı

ÖĞRENDİM Kİ

2012-08-02 15:25:00

Öğrendim ki... Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, Gerisini karşı tarafa bırakırsınız. Öğrendim ki... Güveni geliştirmek yıllar alıyor, Yıkmak bir dakika. Öğrendim ki... Hayatında nelere sahip olduğun değil Kiminle olduğun önemli. Öğrendim ki... Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek. Öğrendim ki... Kendini en iyilerle kıyaslamak değil Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir. Öğrendim ki... İnsanların başına ne geldiği değil O durumda ne yaptıkları önemli. Öğrendim ki... Ne kadar küçük dilimlersen dilimle Her işin iki yüzü var. Öğrendim ki... Olmak istediğim insan olabilmem Çok vakit alıyor. Öğrendim ki... Karşılık vermek Düşünmekten çok daha basit. Öğrendim ki... Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun. Öğrendim ki... 'Bittim' dediğin andan itibaren Pilinin bitmesine daha çok var. Öğrendim ki... Sen tepkilerini kontrol edemezsen Tepkilerin hayatını kontrol eder. Öğrendim ki... Kahraman dediğimiz insanlar Bir şey yapılması gerektiğinde Yapılması gerekeni Şartlar ne olursa olsun yapanlar. Öğrendim ki... Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor. Öğrendim ki... Bazı insanlar sizi çok seviyor Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor. Öğrendim ki... Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz Bazıları hiç karşılık vermiyor. Öğrendim ki... Para ucuz bir başarı. Öğrendim ki... En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz. Öğrendim ki... Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları Kaldırmak için elini uza... Devamı

Hergün Birlikte Hamd Edelim

2012-08-01 16:43:00

Elhamdülillâhi rabbi’l–âlemîn.   Hamd duası Darlık Dua ile dağılır… Her darlığın bir duası vardır Darlıklar duaların vaktidir… Dualar Rahman’a açılan ubudiyet pencereleridir…  Pencereler açık durmalı ki ışıksız karanlıkta kalınmamalı… Hamd solumalı, şükür konuşmalı nefesler… Dertler ve hastalıklar birbirine benzer fakat aynı değildir Bahar çiçek çiçek, renk renktir… Rahman, renk renk görünür deva diye yönelen dertli gönüllere… Sebeplere sığınanlar kış karanlığında kalır her daim… Hamd rüzgarları şükür tohumlarını aşılıyorsa aşılmayacak kışlar yoktur… Şükürden düşen şirke girer… Tevhide tutunan hamd bayrağını kalbinin kainatına hakim kılar… Asıl dert, gerçek hastalık şükürsüz çorak çöllerde savrulmak, seraplarda sürünmektir… Tevhidi hamd iksirini ubudiyet kabında içmek, çölleri baharlara çevirmektir…   Geceler dua ile geçer… Gündüzler şükürle şenlenir… Bir gün, gece ile gündüzün birleşimidir… Ubudiyetle kapanan her gün, tevhidle açılmayı bekler…Kapının eşiğinde beklemesini bilenene baharlar hazırlanır… Sabırsız, şükürsüz solunan nefesler tohumları çürütür… Her gün sonsuzlukta sümbül vermek isteyen bir tohum… Kabuğuna vurulan dert darbeleri onu kırmak için değil, çiçek açması, meyve vermesi için… Ubudiyet toprağı tefekkür suyu ile sulanır, tezekkürle sürülürse, hikmet havasıyla hayat bulur tohum…   Yo... Devamı

ELHAMDÜLİLLAH

2012-08-01 16:41:00

Her sabah uyandığımda atıyorsa kalbim Elhamdülillah, Görüyorsa etrafını et parçası gözlerim Elhamdülillah, Alabiliyorsa nefesi içime ciğerim Elhamdülillah, Duyabiliyor ise annemin sesini kulaklarım Elhamdülillah, Eti sindirdiği halde sindirmediğiyse kendini midem Elhamdülillah, Yandığı halde tükenmediyse güneşim Elhamdülillah, Yakıcı olduğu halde yakmadıysa beni oksijenim Elhamdülillah, Rahat pıhtılaştığı halde pıhtılaşmıyorsa damarımda kanım Elhamdülillah, Bol nimetlerle süslediyse soframı rabbim, Elhamdülillah, Güzel bir suret çizdiyse çehremi ressamım Elhamdülillah, Çok ince olduğu halde göstermiyorsa içimi tenim Elhamdülillah, Şuursuz atomları benim emrime verdiyse rabbim Elhamdülillah Akıl ile ayırdıysa hayvandan beni yaradanım Elhamdülillah, Yorulmak bilmeyen kaslarla donatıldıysa kalbim Elhamdülillah, Doğar doğmaz eşi olmayan olan anne sütü ile beslendim Elhamdülillah, Bana verdiğin nimetlerin farkında olan iman için Elhamdülillah, Beni dünyaya getirip saltanatını tanıttırdığın için Elhamdülillah, Beni insanlar arasından alıp kendinden haberdar kıldın için Elhamdülillah, Beni âlemlerin rahmet peygamberine ümmet eyledin için Elhamdülillah, Mürşitlerinin üstadı olan üstadıma evlat olmaya hak tanıdın için Elhamdülillah, İnsan olma hakkını bana lütfettiğin için, Elhamdülillah, Sana asi olduğum halde beni rızıklandırdığın için Elhamdülillah, Hatasını anlayan kalp verdiğin için Elhamdülillah, Benden dua etme ve gözyaşı kabiliyetini almadığın için Elhamdülillah, İnsanlara teşekkür eden dil ile süslediğin için, Elhamdülillah, Ben a... Devamı

Fatiha Kardeşim Olur musun?

2012-08-01 14:52:00

Kardeşim!” diyorum karındaşımdan öte... "Kardeşim!” diyorum kendimi bildiğimden öte... "Kardeşim!” diyorum candan özge... Hem bir anne, evlâdının kardeşi değil midir? Sadece kan bağı değildir bizi birleştiren, bir de kardeşlik bağı vardır. Bahse konu olan kardeşlik, karındaşlıktan daha ötedir. Kardeşlik Yaratan'ın bakışıyla sevmektir. Kardeşlik, yalnızca aynı sevgiyi paylaşmak değildir; sevgiyi onurlandırmaktır. Yağmurun getirdiği rahmet gibi biri birine rahmet olmaktır. Kardeş duygular, Peygamber sünnetidir. Kardeşlik Habîb-i Ekrem'in pırıltısını almak için, göz göze salât ü selâm getirmektir. Ondört asır sonrasına uzanan bir vefâdır kardeşlik, O'ndan kalan bize... Kardeşlik "bir” yerine, "bin”ler olmaktır. "İyyâke na'büdü” derken, yürek safında milyonları kucaklamaktır, asla kaybetmemektir sevgi bağını!.. Ümmet olmak kardeşliğini yaşamaktır, her Fâtiha'da... Fâtiha'ya yazılan kutsî kardeşlikten gayrı düşünmemektir. Her gün kırk kere bunun sözünü verip "sâhibu'l-vefâ” olmaktır kardeşlik Kardeşlik karındaşımdan öte. Ana, baba, özge yârim... Ama kardeşlik candan ziyâde!.. ALLAH Rasûlü buyurur ki: "-Kıyamette kardeşlik candan özge! Herkes telâş içindeyken, evlât medet umunca ana-babasından, onlar bir o yana, bir bu yana kaçışırlar. O zaman sâlih bir kardeşi, kendi sevaplarını bağışlayıverir kardeşine; ben yandım, sen yanma!” diye... ALLAH, kendi uğruna fedâ edilen canlara, cennetini gösterir. "Kardeşim” diyorum, karındaşımdam öte!.. "Kardeşim” diyorum kendimi bildiğimden öte... "Kardeşim” diyorum candan ... Devamı

Çocuğunuzun gülmesine izin verin..

2012-08-01 09:41:00

   Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi   geldi, Hocam elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek   hoşlanmadığım için, yanaktan öpüşelim, dedim, öpüştük. Aramızda   şöyle bir konuşma yer aldı:   - Hayrola, neden elimi öpmek istedin?   - Hocam, üç yıl önce sizin bir seminerinizi katıldım. Hayatım değişti.   O seminerden sonra daha mutlu bir ailem var ve size teşekkür etmek   istiyorum; onun için elinizi öpmek istedim.   - Ne oldu, nasıl oldu?   - Üç yıl önce şirketimizin organize ettiği iki günlük bir seminerde   bizimle beraberdiniz. O seminerin bitişine doğru dediniz ki, "Bir   insanın anavatanı çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış   bir insanın mutlu olması çok zordur. Bir annenin, bir babanın en   önemli görevi, çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına   olanaklar yaratmaktır."   Bir süre sustu, bir şey hatırlamak ister gibi düşündü, sonra   konuşmaya devam etti:   - Hatta daha da ilerisi için söylediniz; dediniz ki, "Bir ulusun en   önemli görevi çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına   olanaklar yaratmaktır." Ben bir baba olarak sizi duyduğum zaman   kendi kendime   düşündüm: Ben bir baba olarak çocuğumun çocukluğunu doya doya   yaşamasına fırsatlar yaratıyor muyum? Böyle bir sorunun o zamana   kadar hiç aklıma gelmediğini fark ettim. Ben ne yapıyorum, diye  düşündüm.*   Benim yaptığım sanırım birçok babanın yaptığının aynısıydı. Dokuz   yaşındaki oğlum ben işten eve gelince beni g&oum... Devamı